Turizmciyi kızdıran açıklama

<b>TurizmGazetesi.com</b><br>
AKDENİZ Üniversitesi (AÜ) Edebiyat Fakültesi Gerontoloji Bölümü’nün AB projesi olarak, 2008- 2010 yılları arasında Türkiye, Yunanistan, Portekiz, İspanya ve İtalya’yı kapsayan yaşlı turizmine ilişkin araştırmanın sonucu, sektör temsilcilerinin tepkisine neden oldu.
Akdeniz Turistik Otelciler Birliği’nin (AKTOB) Resort Turizm Kongresi’nin kapanış programında, Türkiye’de bin yaşlı turistin katılımıyla yapılan araştırmanın sonuçları, AÜ Edebiyat Fakültesi Gerontoloji Bölümü’nden Prof. Dr. İsmail Tufan tarafından sunuldu. Prof. Dr. İsmail Tufan, ’İçi boş ama herşey dahil’ başlığı ile başlattığı sunumunda, araştırmanın Türkiye’de ilk defa ’all inclusive: herşey dahil’ modeliyle tatil yapan yaşlı turistlerin görüşü olduğunu söyledi. Prof. Dr. Tufan, herşey dahilin ’sıfır randıman’la çalışan bir sektörün adı olduğunu belirterek, “Deniz, kum ve güneş dışında sunacağı hiçbir randımanı olmayan, kullanım tarihi geçmiş bir turizm modeli. Doğayı beleşe kullanan ve beleşe satan bir sektörün adı” dedi.
TATİL KÖYLERİ MODERN HAPİSHANE
Tatil köylerinin modern hapishaneler olduğunu dile getiren Prof.Dr. İsmail Tufan, turisti kapatan, dışarı çıkmaması için her türlü hokkabazlığı yapan bir modele hizmet denilemeyeceğini söyledi. Egoizmin bir diğer adı olarak da tanımlanabileceğini kaydeden Prof. Dr. Tufan, “Çevreyi bozan, denizi kirleten, can sıkıcı ve insanı yemek makinesi haline getiren modern hapishaneler. Monotonluğunu gizlemek için sabahtan akşama kadar insanları yemekle oyalayan bir turizm anlayışı” dedi.
’RAKİP ÜLKELERİN DURUMU İBRET OLSUN’
All inclusive modeline bel bağlamış rakiplerin güncel durumunun ibret olması gerektiğini kaşydeden Prof.Dr. Tufan, “Yunanistan çöktü, İtalya çökmek üzere, İspanya ve Portekiz AB’ye avuç açıyor. Oysa bunlar turizmin merkezleri olarak da tanınıyorlar. Şimdi sıfır randımanla iş görülemeyeceğini çok geç kavradılar. Ya biz?” diye sordu.
HİÇBİR ŞEYDEN MEMNUN DEĞİLLER
Açıklamalarının ardından araştırmanın sonuçlarını açıklayan Prof.Dr. İsmail Tufan, şunları söyledi;
“100 yaşlı turistten 34’ü tatilden, 25’i tesislerden, 63’ü personelden memnun kalmadı. 100 yaşlı turistten 48’i dinlenemediğini, 67’si rahatlayamadığını ve 45’i enerji depolama şansı bulamadığını belirtti. Demek ki tatil hedefine erişemedi. Tatil köylerinde eğlence eksik değil, ama 100 yaşlı turistten 78’i eğlenemediğini ifade ediyor, 59’u macera yaşamadığını ve 92’si hiçbir şey öğrenemeden ülkesine geri döneceğini söylüyor. Hani çok gezen çok bilirdi? Tatil yine amacından sapmış oldu. Ulaşımdan da memnun olmadılar. 100 yaşlı turistten 33’ü ulaşım olanaklarından memnun kalmadı. İletişim konusunda da sınıfta kaldık. 67’si iletişim konusunda da zayıf not verdi.”
YEMEKLER BERBAT, TEMİZLİK DE ZAYIF
Katılım konusunda da 100 yaşlı turistten 90’ının hiç memnun kalmadığını aktaran Prof.Dr. Tufan, şöyle dedi:
“İnsanları tatil adı altında suni ağaçlandırılmış ve çiçeklerle donatılmış, sabahtan akşama kadar ’can boğazdan çıkar’ misali bir beslenme anlayışıyla tatile zorlarsanız, ülkeyi gezip görmek, insanları, kültürümüzü tanımak isteyenleri modern hapishanelere yerleştirirseniz, sonuç başka türlü olamazdı. Yaşlılar paralı, ama zor müşteri. Buna artık alışmalıyız ve demografik değişimlere uyumlu bir turizmi ayağa kaldırmalıyız. Yeme- içme bedava. Her şey dahil. Tabii yemekler beleş olunca, kalite de ona göre olacak. Başka türlü olması ekonomi yasalarına aykırı. Sonuç 100 yaşlıdan 56’sı yemeklerin berbat olduğunu söyledi. Temizlik konusunda da 65’i zayıf not verdi. 80’i ise tesisteki sağlık hizmetlerinden hiç memnun kalmadı.”
BİR DAHA GELMEYECEKLER VE TAVSİYE ETMEYECEKLER
Yaşlıların görmüş geçirmiş müşteri olduğunu, kaliteden anladığını kaydeden Prof.Dr. İsmail Tufan, şunları kaydetti:
“Doğu bloku ülkelerinde büyümediler. Yokluğu biliyorlar ama o dönemler çok gerilerde kaldı. Çalıştı, çabaladı. Para biriktirdi ve son virajı dönerken yaşamak, eğlenme ve öğrenmek istiyor. Bizim turizmciler hala deniz, kum ve güneşi randıman sunadursunlar, kendilerini bir turizm ülkesinin motoru zannetsinler. Oysa sadece Berlin’i yılda 100 milyon turist ziyaret ediyor. Bunların en azından yarısının yaşı 60 ve üzeridir. Günde 200- 250 Euro harcama yapıyorlar. Sırf Berlin, Türkiye’den daha fazla turist çekebiliyorsa, bizim şapkamızı önümüze koyma vakti gelmiş sayılmaz mı? 100 yaşlıdan 67’si, ilk defa geldikleri Türkiye’yi tanıdıklarına tavsiye etmeyeceklerini söylediler. 79’u ise bir daha ülkemize gelmeyeceğini ifade etti.”
’39 METRE YÜKSEKTEN KENDİMİ ATAYIM’
Prof. Dr. İsmail Tufan’ın turizm sektörü temsilcilerinin yer aldığı kongrenin kapanışındaki bu sunumu, birçok turizmcinin tepkisine yol açtı. Turizmcileri şaşırtan ve kızdıran sunuma karşı sektör temsilcilerinden Avni Aker, “Hocamın söylediklerinden dolayı, ’Beni tutmayın, şu 39 metre yükseklikten kendimi atayım’ dedim. TUI, Holiday Check gibi araştırmaların sonuçlarında bunlar olsaydı, biz bugün buraya gelemezdik. Demek ki biz bir yere varamamışız” dedi.
Turizm sektörünün temsilcileri araştırmanın sonuçlarına ilişkin soru yöneltilen turistlerin hangi otelde kaldıkları, hangi tur şirketi ile geldikleri gibi tüm ayrıntıların isimleri belirtilerek yayınlanmasını istedi.
BİR KAZANIM OLARAK GÖRÜLMELİ
Tepkiler üzerine araştırmanın AB projesi olduğunu ve yayınlandığını da dile getiren Prof.Dr. İsmail Tufan, yıllardır verilen emeğe karşı saygısızlık olmadığını, turizme yakından bakanlar ile uzaktan bakanlar arasındaki problemi algılama farkı olduğunu söyledi.
Prof.Dr. Tufan, Yunanistan, Portekiz, İtalya ve İspanya’da da aynı sonuçların ortaya çıktığını ve bir kazanım olarak görülmesi gerektiğini söyledi.
Sunumun ardından AKTOB Başkanı Sururi Çorabatır tarafından Prof. Dr. İsmail Tufan’a, teke heykelciği hediye olarak verildi.

<b>TurizmGazetesi.com</b><br>
Turizmciyi kızdıran açıklamaAKDENİZ Üniversitesi (AÜ) Edebiyat Fakültesi Gerontoloji Bölümü’nün AB projesi olarak, 2008- 2010 yılları arasında Türkiye, Yunanistan, Portekiz, İspanya ve İtalya’yı kapsayan yaşlı turizmine ilişkin araştırmanın sonucu, sektör temsilcilerinin tepkisine neden oldu.Akdeniz Turistik Otelciler Birliği’nin (AKTOB) Resort Turizm Kongresi’nin kapanış programında, Türkiye’de bin yaşlı turistin katılımıyla yapılan araştırmanın sonuçları, AÜ Edebiyat Fakültesi Gerontoloji Bölümü’nden Prof. Dr. İsmail Tufan tarafından sunuldu. Prof. Dr. İsmail Tufan, ’İçi boş ama herşey dahil’ başlığı ile başlattığı sunumunda, araştırmanın Türkiye’de ilk defa ’all inclusive: herşey dahil’ modeliyle tatil yapan yaşlı turistlerin görüşü olduğunu söyledi. Prof. Dr. Tufan, herşey dahilin ’sıfır randıman’la çalışan bir sektörün adı olduğunu belirterek, “Deniz, kum ve güneş dışında sunacağı hiçbir randımanı olmayan, kullanım tarihi geçmiş bir turizm modeli. Doğayı beleşe kullanan ve beleşe satan bir sektörün adı” dedi.
TATİL KÖYLERİ MODERN HAPİSHANE
Tatil köylerinin modern hapishaneler olduğunu dile getiren Prof.Dr. İsmail Tufan, turisti kapatan, dışarı çıkmaması için her türlü hokkabazlığı yapan bir modele hizmet denilemeyeceğini söyledi. Egoizmin bir diğer adı olarak da tanımlanabileceğini kaydeden Prof. Dr. Tufan, “Çevreyi bozan, denizi kirleten, can sıkıcı ve insanı yemek makinesi haline getiren modern hapishaneler. Monotonluğunu gizlemek için sabahtan akşama kadar insanları yemekle oyalayan bir turizm anlayışı” dedi.
’RAKİP ÜLKELERİN DURUMU İBRET OLSUN’
All inclusive modeline bel bağlamış rakiplerin güncel durumunun ibret olması gerektiğini kaşydeden Prof.Dr. Tufan, “Yunanistan çöktü, İtalya çökmek üzere, İspanya ve Portekiz AB’ye avuç açıyor. Oysa bunlar turizmin merkezleri olarak da tanınıyorlar. Şimdi sıfır randımanla iş görülemeyeceğini çok geç kavradılar. Ya biz?” diye sordu.
HİÇBİR ŞEYDEN MEMNUN DEĞİLLER
Açıklamalarının ardından araştırmanın sonuçlarını açıklayan Prof.Dr. İsmail Tufan, şunları söyledi;
“100 yaşlı turistten 34’ü tatilden, 25’i tesislerden, 63’ü personelden memnun kalmadı. 100 yaşlı turistten 48’i dinlenemediğini, 67’si rahatlayamadığını ve 45’i enerji depolama şansı bulamadığını belirtti. Demek ki tatil hedefine erişemedi. Tatil köylerinde eğlence eksik değil, ama 100 yaşlı turistten 78’i eğlenemediğini ifade ediyor, 59’u macera yaşamadığını ve 92’si hiçbir şey öğrenemeden ülkesine geri döneceğini söylüyor. Hani çok gezen çok bilirdi? Tatil yine amacından sapmış oldu. Ulaşımdan da memnun olmadılar. 100 yaşlı turistten 33’ü ulaşım olanaklarından memnun kalmadı. İletişim konusunda da sınıfta kaldık. 67’si iletişim konusunda da zayıf not verdi.”
YEMEKLER BERBAT, TEMİZLİK DE ZAYIF
Katılım konusunda da 100 yaşlı turistten 90’ının hiç memnun kalmadığını aktaran Prof.Dr. Tufan, şöyle dedi:
“İnsanları tatil adı altında suni ağaçlandırılmış ve çiçeklerle donatılmış, sabahtan akşama kadar ’can boğazdan çıkar’ misali bir beslenme anlayışıyla tatile zorlarsanız, ülkeyi gezip görmek, insanları, kültürümüzü tanımak isteyenleri modern hapishanelere yerleştirirseniz, sonuç başka türlü olamazdı. Yaşlılar paralı, ama zor müşteri. Buna artık alışmalıyız ve demografik değişimlere uyumlu bir turizmi ayağa kaldırmalıyız. Yeme- içme bedava. Her şey dahil. Tabii yemekler beleş olunca, kalite de ona göre olacak. Başka türlü olması ekonomi yasalarına aykırı. Sonuç 100 yaşlıdan 56’sı yemeklerin berbat olduğunu söyledi. Temizlik konusunda da 65’i zayıf not verdi. 80’i ise tesisteki sağlık hizmetlerinden hiç memnun kalmadı.”
BİR DAHA GELMEYECEKLER VE TAVSİYE ETMEYECEKLER
Yaşlıların görmüş geçirmiş müşteri olduğunu, kaliteden anladığını kaydeden Prof.Dr. İsmail Tufan, şunları kaydetti:
“Doğu bloku ülkelerinde büyümediler. Yokluğu biliyorlar ama o dönemler çok gerilerde kaldı. Çalıştı, çabaladı. Para biriktirdi ve son virajı dönerken yaşamak, eğlenme ve öğrenmek istiyor. Bizim turizmciler hala deniz, kum ve güneşi randıman sunadursunlar, kendilerini bir turizm ülkesinin motoru zannetsinler. Oysa sadece Berlin’i yılda 100 milyon turist ziyaret ediyor. Bunların en azından yarısının yaşı 60 ve üzeridir. Günde 200- 250 Euro harcama yapıyorlar. Sırf Berlin, Türkiye’den daha fazla turist çekebiliyorsa, bizim şapkamızı önümüze koyma vakti gelmiş sayılmaz mı? 100 yaşlıdan 67’si, ilk defa geldikleri Türkiye’yi tanıdıklarına tavsiye etmeyeceklerini söylediler. 79’u ise bir daha ülkemize gelmeyeceğini ifade etti.”
’39 METRE YÜKSEKTEN KENDİMİ ATAYIM’
Prof. Dr. İsmail Tufan’ın turizm sektörü temsilcilerinin yer aldığı kongrenin kapanışındaki bu sunumu, birçok turizmcinin tepkisine yol açtı. Turizmcileri şaşırtan ve kızdıran sunuma karşı sektör temsilcilerinden Avni Aker, “Hocamın söylediklerinden dolayı, ’Beni tutmayın, şu 39 metre yükseklikten kendimi atayım’ dedim. TUI, Holiday Check gibi araştırmaların sonuçlarında bunlar olsaydı, biz bugün buraya gelemezdik. Demek ki biz bir yere varamamışız” dedi.
Turizm sektörünün temsilcileri araştırmanın sonuçlarına ilişkin soru yöneltilen turistlerin hangi otelde kaldıkları, hangi tur şirketi ile geldikleri gibi tüm ayrıntıların isimleri belirtilerek yayınlanmasını istedi.
BİR KAZANIM OLARAK GÖRÜLMELİ
Tepkiler üzerine araştırmanın AB projesi olduğunu ve yayınlandığını da dile getiren Prof.Dr. İsmail Tufan, yıllardır verilen emeğe karşı saygısızlık olmadığını, turizme yakından bakanlar ile uzaktan bakanlar arasındaki problemi algılama farkı olduğunu söyledi.
Prof.Dr. Tufan, Yunanistan, Portekiz, İtalya ve İspanya’da da aynı sonuçların ortaya çıktığını ve bir kazanım olarak görülmesi gerektiğini söyledi.
Sunumun ardından AKTOB Başkanı Sururi Çorabatır tarafından Prof. Dr. İsmail Tufan’a, teke heykelciği hediye olarak verildi.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın