RESORT TURİZM KONGRESİ’NİN ARDINDAN

3 Aralık 2011 günü Antalya’da pırıl, pırıl gökyüzü  20 derecenin üstünde sıcaklık, denizin ve Toros Dağlarının muhteşem manzarasını bırakıp, Talya Kongre Merkezinin terasından, salona girmek, zor geliyor insana. Turizm aşkı, yeni şeyler duymak ve öğrenmek ağır basıyor.
Açılış konuşmalarının uzun tutulmamasına özen gösterildi ama Dış Müzakereci Bakan Egemen Bağış, Kongreye katılan Eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı, AKP Antalya Milletvekili Menderes Türel için “Antalyalılar kıymetini şu an daha iyi anladılar, bazen bir musibet bir nasihatten iyidir” derken,  böyle kongrelerin “siyasi bir platform” olmadığını, sempati yaratabilecekken, antipatik olduğunu umarım anlamıştır. Antalya’da her toplantının, açılışın veya sanatsal etkinliğin belli siyasal gruplarca pay edildiği duygusuna kapılıyorum. Bu bir vehim değil, fazla değil bir ay içinde yapılanlara dönüp baktığınızda bunu görmek mümkün. Böyle tehlikeli oluşumun engellenmesi önce toplantıyı düzenleyenlere düşüyor sonra katılımcıların bunu açık protesto etmesi gerekir, en azından toplantıyı terk etmek gerekir.
Gelelim Kongrenin bana kazandırdıklarına; Öncelikle TUI CEO’su Michael Frenzel’ın sunumu, tam bir CEO sunumuydu. Verilere dayalı, abartısız ve ortaklığın iki taraf için ne anlama geldiğini, TUI’nin kendi gücünün ne olduğunu belirtirken, Türkiye’nin de gücünün büyüklüğünü ortaya koyması, önemliydi. Antalya Valisi Dr Ahmet Altıparmak’ın konuşmasındaki, tema da aynıydı. REWE Grubundan Sören Hartmann, çok açıklıkla Türkiye’nin turizmde geldiği noktada vazgeçilemeyecek bir destinasyon olduğunu belirterek, global kriz için herkesin dikkatli olmasına vurgu yaptı. Rus Pazarı için TUI Rusya Müdürü Chris Motterschead  pazarı değerlendirirken,  bazı tur operatörlerinin mali krizine dikkat çekti, “partnerinizi iyi seçin” uyarısı yaptı.
Kongrede bir birleriyle çelişen 3 piyasa araştırması vardı. Alman Turizm Araştırmaları Merkezi Başkanı Armin Vielhaber’in Türkiye İspanya İtalya karşılaştırmalı araştırması üzerinde çok durulup, düşünülmesi gereken sonuçlar içeriyordu. Özellikle Almanya’da, kaynağında yapılan bu çalışma sonuçları ile Akdeniz Üniversitesi’nin Antalya’da yaptığı araştırma, çok yerde çelişiyordu. Ama en garibi de Prof İsmail Tufan’ın sunduğu 60 yaş üstü turistler üzerindeki araştırması. Onlar Antalya’dan hiç memnun değiller. Hala kafama takıldı kaldı, madem memnun değiller neden bu kadar çok geliyorlar? Fal için söylenmiştir ama istatistik için de geçerlimi bilmiyorum ; Fala inanmayın ama falsız da kalmayın…
Bizden iki konuşmacının sunumu çok iyiydi. Bu güne kadar Türkiye’de turizmcilerin hiç konuşmadığı, küçümsediği ama dünyada son 3 yılda katıldığım her kongrede sunumların en ön sıralarında yer alan,  “Sosyal Medya” konusunda,  Elif Dağdeviren çarpıcı bir sunum yaptı. Sosyal Medya konusunda, turizm sektörü kesinlikle geniş bilgilendirme toplantısı yapmalı, bugünün ve geleceğin pazarlama, tanıtım trendine uzak kalmamalıdır. İkinci çarpıcı konuşmayı ETS’den Mehmet Ersoy, Türkiye’deki Tur Operatörlüğü sisteminde yapılması gerekenleri ve iç pazarın analizini yaptı. 1618 sayılı kanunda yapılacak değişikliklerde, tur operatörlüğü ile seyahat acentelerinin tıpkı Avrupa ülkelerindeki gibi ayrılması gerektiği bir kez daha ortaya çıktı. Umarım tekrar seçilen TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy da bunu kabul(!) eder ve engellemez.
Kongre Turizmi için konuşmacı olarak katılan Mustafa Gürbüz ve Ali Çalışkan, Antalya’daki Kongre Merkezi ve tarifeli uçak seferlerinin eksikliğine, haklı olarak dikkat çektiler. Ama buna karşın Antalya’nın “Uluslararası bir Kongre Destinasyonu” olduğunu ve 46 Uluslararası Kongrenin ve 100 e yaklaşan Ulusal Kongrenin yapıldığını, hele hele 2014 yılında Dünya Kongre Organizatötleri Örgütü (ICCA)nün Kongresinin Antalya’da yapılacağını unuttular. Antalya Kongre Bürosunun www.antalyaconvention.org sayfasının  Konferans Takvimi sayfasının incelenmesini ilgilenenlere tavsiye ederim. En azından Resort Turizm Kongresine ve yapıldığı salona haksızlık etmemiş oluruz…

<b>TurizmGazetesi.com</b><br>
RESORT TURİZM KONGRESİ’NİN ARDINDAN

3 Aralık 2011 günü Antalya’da pırıl, pırıl gökyüzü  20 derecenin üstünde sıcaklık, denizin ve Toros Dağlarının muhteşem manzarasını bırakıp, Talya Kongre Merkezinin terasından, salona girmek, zor geliyor insana. Turizm aşkı, yeni şeyler duymak ve öğrenmek ağır basıyor.
Açılış konuşmalarının uzun tutulmamasına özen gösterildi ama Dış Müzakereci Bakan Egemen Bağış, Kongreye katılan Eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı, AKP Antalya Milletvekili Menderes Türel için “Antalyalılar kıymetini şu an daha iyi anladılar, bazen bir musibet bir nasihatten iyidir” derken,  böyle kongrelerin “siyasi bir platform” olmadığını, sempati yaratabilecekken, antipatik olduğunu umarım anlamıştır. Antalya’da her toplantının, açılışın veya sanatsal etkinliğin belli siyasal gruplarca pay edildiği duygusuna kapılıyorum. Bu bir vehim değil, fazla değil bir ay içinde yapılanlara dönüp baktığınızda bunu görmek mümkün. Böyle tehlikeli oluşumun engellenmesi önce toplantıyı düzenleyenlere düşüyor sonra katılımcıların bunu açık protesto etmesi gerekir, en azından toplantıyı terk etmek gerekir.
Gelelim Kongrenin bana kazandırdıklarına; Öncelikle TUI CEO’su Michael Frenzel’ın sunumu, tam bir CEO sunumuydu. Verilere dayalı, abartısız ve ortaklığın iki taraf için ne anlama geldiğini, TUI’nin kendi gücünün ne olduğunu belirtirken, Türkiye’nin de gücünün büyüklüğünü ortaya koyması, önemliydi. Antalya Valisi Dr Ahmet Altıparmak’ın konuşmasındaki, tema da aynıydı. REWE Grubundan Sören Hartmann, çok açıklıkla Türkiye’nin turizmde geldiği noktada vazgeçilemeyecek bir destinasyon olduğunu belirterek, global kriz için herkesin dikkatli olmasına vurgu yaptı. Rus Pazarı için TUI Rusya Müdürü Chris Motterschead  pazarı değerlendirirken,  bazı tur operatörlerinin mali krizine dikkat çekti, “partnerinizi iyi seçin” uyarısı yaptı.
Kongrede bir birleriyle çelişen 3 piyasa araştırması vardı. Alman Turizm Araştırmaları Merkezi Başkanı Armin Vielhaber’in Türkiye İspanya İtalya karşılaştırmalı araştırması üzerinde çok durulup, düşünülmesi gereken sonuçlar içeriyordu. Özellikle Almanya’da, kaynağında yapılan bu çalışma sonuçları ile Akdeniz Üniversitesi’nin Antalya’da yaptığı araştırma, çok yerde çelişiyordu. Ama en garibi de Prof İsmail Tufan’ın sunduğu 60 yaş üstü turistler üzerindeki araştırması. Onlar Antalya’dan hiç memnun değiller. Hala kafama takıldı kaldı, madem memnun değiller neden bu kadar çok geliyorlar? Fal için söylenmiştir ama istatistik için de geçerlimi bilmiyorum ; Fala inanmayın ama falsız da kalmayın…
Bizden iki konuşmacının sunumu çok iyiydi. Bu güne kadar Türkiye’de turizmcilerin hiç konuşmadığı, küçümsediği ama dünyada son 3 yılda katıldığım her kongrede sunumların en ön sıralarında yer alan,  “Sosyal Medya” konusunda,  Elif Dağdeviren çarpıcı bir sunum yaptı. Sosyal Medya konusunda, turizm sektörü kesinlikle geniş bilgilendirme toplantısı yapmalı, bugünün ve geleceğin pazarlama, tanıtım trendine uzak kalmamalıdır. İkinci çarpıcı konuşmayı ETS’den Mehmet Ersoy, Türkiye’deki Tur Operatörlüğü sisteminde yapılması gerekenleri ve iç pazarın analizini yaptı. 1618 sayılı kanunda yapılacak değişikliklerde, tur operatörlüğü ile seyahat acentelerinin tıpkı Avrupa ülkelerindeki gibi ayrılması gerektiği bir kez daha ortaya çıktı. Umarım tekrar seçilen TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy da bunu kabul(!) eder ve engellemez.
Kongre Turizmi için konuşmacı olarak katılan Mustafa Gürbüz ve Ali Çalışkan, Antalya’daki Kongre Merkezi ve tarifeli uçak seferlerinin eksikliğine, haklı olarak dikkat çektiler. Ama buna karşın Antalya’nın “Uluslararası bir Kongre Destinasyonu” olduğunu ve 46 Uluslararası Kongrenin ve 100 e yaklaşan Ulusal Kongrenin yapıldığını, hele hele 2014 yılında Dünya Kongre Organizatötleri Örgütü (ICCA)nün Kongresinin Antalya’da yapılacağını unuttular. Antalya Kongre Bürosunun www.antalyaconvention.org sayfasının  Konferans Takvimi sayfasının incelenmesini ilgilenenlere tavsiye ederim. En azından Resort Turizm Kongresine ve yapıldığı salona haksızlık etmemiş oluruz…

Yorum Linki:
http://www.turizmgazetesi.com/articles/article.aspx?id=63975

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın