Erkan Yağcı ‘Kongre 2016’ Sunumu

Concorde Resort Yönetim kurulu Üyesi ve AKTOB Başkan Yardımcısı Erkan Yağcı sunumunda seyahat endüstrisindeki gelişmeler ve bunların konaklama sektörüne olası yansımaları ile ilgili öngörüleri aktardı.

Erkan Yagcı’nın PDF Sunumu için tıklayınız!

—–
Sunumun özet içeriğini aşağıda okuyabilirsiniz.

Geleceğin turizm trendleri

Turizm sürdürülebilirliği, her dönem var olan ve üzerinde uzun görüşmelerin yapıldığı bir konu. Turizm sektörü yaşanan veya yaşanma ihtimali olan her türlü aksaklık veya değişiklikten birinci derecede etkileniyor.

 

Artan terörizm tehditleri, ABD Başkanlık seçimleri ve Brexit dönemi tüm dünyada belirsizliğe neden oluyor ve ekonomik büyüme ve istikrarı etkiliyor.

 

Yükselen destinasyonlar dışında, sektör ile ilgili gerçekleşmesi beklenen yükselen trend olan havacılıkta yakında gerçekleşmesi beklenen süpersonik uçuşlar ile, popüler rotalar üzerindeki uçuş saatlerini kısaltacak ve yeni uçuş güzergahları eklenecek.

 

Yaşadığımız süreç şunu gösterdi: Talebi yönetemezsek hedeflerimizi gerçekleştiremeyeceğiz. Dolayısıyla talebi yönetmek için kamu-özel sektör işbirliği ilk ve zorunlu bir iştir.

 

xxxx

 

  1. Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nin ‘Otelcilikte neler oluyor’ oturumunda bir sunum yapan Concorde Resort Yönetim kurulu Üyesi ve AKTOB Başkan Yardımcısı Erkan Yağcı, seyahat endüstrisindeki gelişmeler ve bunların konaklama sektörüne olası yansımaları ile ilgili öngörüleri aktardı.

 

2016 yılını sonlandırmak üzere olduğumuz bu günlerde, turizm sektörünün önümüzdeki yıllarda sahip olacağı değerler öngörülmekle birlikte, uluslararası yapılmış olan çeşitli anketlerle hem tüketicilerin hem de endüstri profesyonellerinin nabzı tutulmaktadır.

 

Bexit ve sonrası

 

Her ne kadar turizm, yaşanan veya yaşanma ihtimali olan her türlü aksaklık veya değişiklikten birinci derecede etkileniyor olsa da, 2016 yılında Reed Travel tarafından yapılan anket sonuçlarına göre, katılımcıların yüzde 67’si seyahat endüstrisinin 2017’de büyüyeceğini söylüyor.

 

Brexit, yani İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılma kararı ile ilgili, turizm endüstrisinin yüzde 47’si, bu durumun kendi şirketleri üzerinde olumsuz etkileri olacağını düşünüyor.

 

Her dönemin popüler veya dikkat çeken destinasyonları var. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, günümüz dünyasında yükselen destinasyonlar Çin, Hindistan, İzlanda ve Küba’dır.

 

Süpersonik uçaklar

 

Yükselen destinasyonlar haricinde, sektör ile ilgili gerçekleşmesi beklenen yükselen trend ise havacılık ile ilgili. Yakında gerçekleşmesi beklenen süpersonik uçuşlar, popüler rotalar üzerindeki uçuş saatlerini kısaltacak ve bu sebeple yeni uçuş güzergahları eklenecek. Bu yeni, yüksek hızlı  ve vakum tüplü tren projesinin faydalarına örnek verecek olursak  Londra – New York arası süpersonik bir uçuş sayesinde 3 saat ,  Los Angeles – San Francisco arası 30 dakika , Ankara – İstanbul arası yolculuk 25 dakika olacak. Bu da 570 km.lik güzergâhta ortalama 962 km/h ile varış noktalarına ulaşacağı anlamına gelmektedir. Aynı zamanda bu güzergâhtaki en yüksek hızın saatte 1,220 km olarak gerçekleşeceği düşünülüyor.

 

Sürdürülebilirlik

 

Turizm sürdürülebilirliği, her dönem var olan ve üzerinde uzun görüşmelerin yapıldığı bir konu. Konu ile alakalı yapılan anket verileri gösteriyor ki , tatilcilerin yüzde 59’u sosyokültürel yapı, ekonomi ve çevreyi içeren turizm sorumluluğunun, turizm endüstrisi tarafından sağlanması gerektiğini düşünürken, tatilcilerin yüzde 25’i bunun hükümetin sorumluluğu olduğunu söylüyor.

 

Markalaşma

 

Başta belirttiğim gibi,  turizm sektörü yaşanan veya yaşanma ihtimali olan her türlü aksaklık veya değişiklikten birinci derecede etkileniyor. Buna örnek olarak yapılmış olan ABD seçimini, endüstri profesyonellerinin düşüncelerini ve sonuç sonrasında var olan öngörüleri örnek gösterebiliriz. “Brand USA” sloganı ile ABD markası ABD’ye 2021 yılı için hedeflenen turist sayısının 100 milyon olduğunu açıklamıştı.

Yapılan anketlere göre , hem tatilciler hem de turizmciler için endişe yaratan en önemli faktör terör. Tatilcilerin yüzde 47’si terörün kendi tercihlerini etkilediğini belirtirken, turizmcilerin yüzde 75’i terörün işlerini etkilediğini belirtti.

 

Airbnb ve konaklama

Konaklama alanında faaliyet gösteren internet sitesi olan Airbnb, seyahat işine de girerek tüm gezi programını içeren paketler dahilinde, turizm endüstrisinde faaliyet göstermeyi planlıyor. Los Angeles’daki konferansında stratejilerini ana hatlarıyla anlatan Airbnb’nin, uçuş rezervasyonları , araba kiralama , restaurant rezervasyonları gibi hizmetleri de sunacağını belirtti. Geçen yıl konaklama işletmesinde 900 milyon dolar gelir elde eden şirket için rehberli turlara ve seyahat hizmetlerine de sağlanacak olan geçişin şirket için devasa bir yeni pazar olacağı düşünülüyor.

 

Airbnb’nin açıklamış olduğu yeni stratejisi üzerine Reed Travel tarafından yapılan ankete göre ise ; endüstrinin yüzde 47’si işlerinin Airbnd tarafından etkilenmediğini, yüzde 32’si olumsuz bir etki olduğunu , yüzde 21’i ise pozitif bir etki olduğunu belirtiyor.

 

Bu durumda internet sitelerinin , özellikle Airbnd’nin tercih edilme oranı da büyük önem taşımakta. İnternet siteleri üzerine yapılan araştırmalar gösteriyor ki,  ankete katılanların yüzde 70’i uçtan uca iletişim sağlayan web sitelerini kullanmadıklarını belirtirken, yalnızca yüzde 12’si Airbnd kullandığı belirtti. Airbnd yüzde 12’lik oranına rağmen en çok tercih edilen web sitesi olmakla birlikte, onu yüzde 6 ile Uber izliyor.

 

Sonuç olarak , çeşitli alanlarda verilmiş olan araştırmalara bakacak olursak;

Küresel ekonomi

 

Küresel ekonominin görünümü belirsizliğini korumakla beraber, gelişmiş ekonomilerin çoğunluğunun yavaş büyüme gösterdiklerini, gelişmekte olan ekonomilerin ise daha fazla avantaj elde etmek amacıyla mücadele ettikleri görünüyor.

 

Artan terörizm tehditleri, ABD Başkanlık seçimleri ve Brexit dönemi tüm dünyada belirsizliğe neden oluyor ve ekonomik büyüme ve istikrarı etkiliyor.

 

Yine de, 2015 yılında dünya çapında seyahat eden kişi sayısının 1.2 milyardan fazla kişiye ulaşmasıyla, 2016 yılında da seyahat eden yolcu sayıları açısından  yeni bir rekor yılı olacağı öngörülüyor.

 

Seyahat ürünü satışlarının 2015 yılında 2.1 trilyon dolar olmakla beraber,  2020 yılında yeni teknoloji ve çeşitli iş modellerinin benimsenmesiyle 2.5 trilyon dolarının üstünde olması bekleniyor.

 

Yurtiçi seyahat

 

Yurtiçi yolculuklar,  tüketicilerin kendi ülkelerini keşfetmekten keyif almaları sebebiyle , 2015’te dokuz milyar fazla artış  ve yüzde  6,1’lik güçlü bir büyüme oranı ile, iyi bir performans gösteriyor.

 

Gelir kalemleri gösteriyor ki , Asya Pasifik turizm harcamasına yönlendiren bölge olmasıyla 2015 yılında 1.6 milyar dolardan fazla bir büyüme gerçekleştirdi.

 

Çevrimiçi ve mobil seyahat dünya çapında genişlemeye devam ederken , gelişmekte olan bölgelerde yapılacak olan mobil ödemeler için tüketici güveni artıyor. Bununla birlikte, mobil seyahat programları diğer mobil programlara ait olan payın bir kısmını almakta ve klasik – çevrimdışı seyahat programlarının değerinin , 2020 yılına gelindiğinde çevrimiçi olandan daha yüksek olacağı öngörülüyor.

 

Otel endüstrisi

 

Otel endüstrisindeki yeni akımlara gelecek olursak, özetle;

 

  1. Uluslararası grup düzenlemeleri : Marriott ve Starwood, dünyanın en büyük otel şirketini (14 milyar ABD Doları) yaratmak için birleşiyorlar.
  2. Yiyecek ve İçecek Üzerindeki Kesintiler: Oteller insanların sosyalleşebildiği bar merkezli yerlerdir, otellerin lobisi bu barların veya restaurantların içerisinde yer alabilir.

 

  1. Teknoloji: Rezervasyon aşamasından çıkış anına kadar her alanda kullanılabilir olan teknoloji ile kolay ve sorunsuz bir şekilde mobil ödeme yapılabilir, akıllı telefonlar oda kartı olarak kullanılabilir, oda dekoru güncellenebilir veya müzikal hareketlerle lobiye zarafet katılabilir. Otellerde kullanılabilen teknoloji uygulamaları haricinde Thomas Cook ve TUI gibi seyahat acenteleri , daha cazip bir seyahat rezervasyon imkanı sunmak adına  sanal gerçeklik gibi dijital yenilikler kullanıyor.

 

  1. Çantasız, Sorunsuz Seyahat: Kiralamaya ana hatları ile bakıldığında, konaklama sağlayıcıları kullandığın kadar öde kolaylığı ile oda kiralama yada satın alınacak kıyafetler sunabilecek.

 

  1. Akıllı Oteller: Japonya, yalnızca robotlar (The Henn na Hotel) tarafından hizmet verilen bir oteli başarılı bir şekilde hizmete sundu.

 

  1. Sarayların yılı:2016 yalnızca teknolojik ilerlemelerin değil, tarihi otellerinde değerlendirildiği bir yıl. En dikkat çekici örneği ise Ritz Paris’in yeniden açılması.

 

  1. Eco ciddileşiyor: Havluları yeniden kullanmak, otomatik ışıkları temin etmek gibi çevre dostu uygulamalara geçmiş olmak ve bu çevre dostu uygulamaların sürdürülebilir olmaları sebebiyle daha hissedilir durumdadırlar.

 

  1. Herkes konsept sever: Sayısız seçenekten oluşan bir dünyada oteller kendilerini ön plana çıkarmaya çalışıyor. Örneğin  Tokyoda açılan Book and Bed Otel kentin en havalı bağımsız kitap yayıncısı Shibuya Publishing & Booksellers’a katıldı ve bu otel misafirlerine kitaplık yatağında uyuma imkanı sunuyor.

 

  1. Sağlık yeni boyutlara ulaşıyor: Yoga ve spa hizmetleri ile ilgili oteller ciddi ataklar yapılıyor. Örneğin Premium spor grubu Equinox, “sağlıklı ve bilinçli seyahat edenler “ için Önce Manhattan da, sonra Los Angeles da olacak yeni bir otel markası kuruyor.

 

  1. Milenyum çağı tüketicileri: 20 – 35 yaş arasını kapsayan milenyum çağı tüketicileri sayısında yüksek artış bulunmakla beraber , 2017 itibariyle dominant tüketici grubu olmaları beklenmektedir. Bu yolcular için, mobil teknoloji ve sosyal medya pazarlama aracı ve müşteri hizmetleri olarak kullanılabilmekle ve kişiselleştirilmiş iletişim, kesintisiz planlama , kusursuz icraat , otantik ve özelleştirilmiş seyahat deneyimi tercih etmektedirler.

 

Dünya turizmi

 

Dünya turizm hareketine gelecek olursak; 2015 yılında Dünyada seyahat eden kişi sayısı 922 milyon iken, 2016 yılında bu sayı 956 milyon kişiye ulaşmıştır( Ocak – Eylül). Fakat Türkiye için Ocak – Eylül ayı verileri incelendiğinde, hem gelen yolcu hem de gelir açısında yüzde 30’luk bir düşüş yaşanmakta. Buradaki en önemli nokta ise güvenliğin hala bazı destinasyonlar için endişe kaynağı olmaya devam etmesidir.

 

Dünya genelinde uluslararası turistlerin 2010’dan 2030’a kadar yüzde 3.3 artması ve 2030 yılında 1.8 milyara ulaşması bekleniyor. Bu artış gelişmiş ülkelerde yüzde + 2,2 olarak beklenirken, gelişmekte olan destinasyonlarda ise gelişmiş ülkelere oranla yıllık yüzde 4,4 ile iki kat artması bekleniyor.

 

Aynı zamanda, gelişmekte olan ekonomilerin pazar payı 1980’de yüzde 30 iken 2015’te yüzde 45’e yükseldi ve 2030’da yüzde  57’ye ulaşması bekleniyor, buda 1 milyarın üzerinde uluslararası turist gelirine eşdeğer.

 

2023 turizm stratejisi

 

Türkiye özelinde; 2023 Türkiye Turizm Stratejisi, 2023 yılında, 63 milyon turist, 86 milyar dolar dış turizm geliri ve turist başına yaklaşık 1350 dolar harcamaya ulaşılmasını hedefliyor. Bu sebeple Türkiye’ye turist gönderen her bir pazarımız için özel bir çalışma gerektiriyor. Ayrıca var olan turizm işletmelerinin de sağlıklı işlemesi için kamusal desteğin sürekliliği gerekiyor.

 

Türkiye’nin 2023 turizm vizyonunda; sürdürülebilir turizm yaklaşımı benimsenerek istihdamın arttırılmasında ve bölgesel gelişmede turizmin öncü bir sektör konumuna ulaştırılması ve Türkiye’nin 2023 yılına kadar, uluslar arası pazarda turist sayısı ve turizm geliri bakımından ilk 5 ülke arasında önemli bir varış noktası ve uluslar arası bir marka haline getirilmesinin sağlanmasıdır.

 

Bu amaçlar doğrultusunda , kamu-özel sektör işbirliği elzemdir. Bu işbirliğinin doğru bir yapıda ve sağlıklı bir platformda oluşması gerekir. Yaşadığımız süreç şunu gösterdi ki “talebi yönetemezsek” hedeflerimizi gerçekleştiremeyeceğiz. Dolayısı ile “talebi yönetmek” için kamu-özel sektör işbirliği yapılması gereken ilk ve zorunlu bir iştir.