Sunum: Osman Ayık

Osman Ayık Resort Turizm Kongresi 2014 Sunumu:

Türkiye Dünya Turizmi’nde en hızlı büyüyen ülkelerden biri,,,

Slide01

Slide02

Slide03

Slide04

Slide05

Slide06

Slide07

Slide08

Slide09

Slide10

Slide11

Slide12

Slide13

 

Sunum: Hakan Ateş

 

 

“Turizm Türkiye’nin petrolüdür” diyen Ateş, “Türkiye turizmin ekonomideki payı açısından 4. büyük ülke. 2014 itibaiyle sektörde çalışan sayısı 1 milyonu geçti. 54 sektörü besliyor, ülkenin katma değeri en yüksek sektörü” diye konuştu.

Slide01

 

“Turizm olmasaydı cari açık daha yüksek olurdu”

Sene sonunda 45 milyar dolarlık cari açık beklendiğine işaret eden Ateş, “32 milyar dolarlık gelir beklentisi var. Turizm olmasaydı bu açık 75 milyar olurdu” dedi.

Slide02

Rusya ve Ukrayna’nın Türkiye turizmindeki payının yüzde 19 olduğuna değinen Ateş, “Oradaki gelişmelerin bizi bir miktar olumsuz etkileyeceği beklentisi var. Ancak diğer taraftan Avrupa ve Amerika ile olan sorunlar bu pazarda Türkiye için firsat da olabilir.

Yatırımcıların Avro’yu kullanmaları yatırımcılar açısından yararlı olacaktır. Dolar daha da yükselecek. Jeopolitik gerginlikler risk ama fırsat da olabilir” şeklinde konuştu.

Slide03

Slide04

 

“Türk lirası bu dönemde değer kazandığından turizm pahalılaşacaktır” diyen Ateş, “Bunu fiyatlara yansıtmazsak ülke turizmi ve ekonomisi açısından iyi olacaktır” sözleri ile turizmcilere uyarıda bulundu.

Slide05

Slide06

Slide07

Slide08

Slide09

Slide10

Slide11

Slide12

Slide13

Slide14

Slide15

Slide16

Slide17

Slide18

Slide19

Slide20

Slide21

Slide22

Slide23

Slide24

Slide25

Slide26

Slide27

Türkiye’nin turizmde 80’lerden bu yana yılda 36 bin yatak ortalaması ile büyüdüğünün altını çizen Ateş, “Ancak turizmin çeşitlendirilmesi önemli. Golf, sağlık, termal gibi alanların geliştirilmesi gerekiyor. İran, Rusya gibi ülkelerden direkt uçuşlar önemli. Tur operatörlerine teşvik verilmesi önemli Havaalanı yatırımları önem kazanmış durumda” dedi.

Merkez Bankasının rekabetçi para yaklaşımının doğru olduğuna değinen Ateş, bunun turizm açısından da önemli olduğuna işaret etti.

Genç turistlerin önemine dikkat çeken Ateş, “Gençlere yatırım yapılmalı. Daha fazla seyahat ediyorlar. Bu nedenle dijital dönüşüme ayak uydurmak gerekiyor” dedi.

“Kredi geri ödemelerinde turizme danışmanlık da veriyoruz” diyen Ateş, turizme yönelik ürünlerini artıracaklarını kaydetti.

“Bu sektöre gözümüzün nuru gibi bakmalıyız”

Ateş, “Bu sektöre gözümüzün nuru gibi bakmak zorundayız. Başta kamu yönetimi ve siyasetçiler olarak. Biz sözümüzü tuttuk bu alanda birinciliği bu yıl da bırakmayacağız” şeklinde konuştu.

“Rusya’daki kriz kısa vadede çözülmez”

Rusya ve çevresindeki coğrafyada yaşanan krizlere ve turizme olası etkilerine de değinen Ateş, “Rusya ve Avrupa ve Amerika tarafından bu süreç çok kısa sürede sonuçlandırılamayacaktır. Bu ne getirir? Bu toprakların altında altın, gümüş gibi çeşitli rezervler var. Para değeri düşen halk harcamaları kısar. Bu da Rusya ve Ukrayna pazarında belirleyici efekt olabilir. Rusların Türkiye’yi daha fazla tercih edeceği öngörüsü de var.

Sberbank pazarın yüzde 50’sini elde tutuyor, Rus Merkez Bankası’nın da hissesi olduğu bir kuruluş. Bizim de görüşmelerimiz sürüyor” dedi.

Rusya’da Avro’ya dönülebilir”

Rusya turizminin Avro’ya dönebileceğine dikkat çeken Hakan Ateş, “Avro ile düşünülmesini öneririm” dedi.

İşletme kredilerinde otellere destek sağladıklarını belirten Ateş, “Doğrudan tur operatörlerine de destek olma gayretimiz var. Ancak şu an daha çok tur operatörleri yatırımcı olarak bize geliyorlar. Ama daha fazla imkan sağlanabilir tabii ki” diye konuştu.

 

 

Güngör Uras: Hükümet turizme ‘üvey evlat’ gözüyle bakıyor

Her sektör battık batıyoruz diye hükümetlerden teşvik ister, bunu  Türkiye’de yapmayan tek sektör turizmdir. Sağolsun bankalar zaten turizmi destekliyor, kredi veriyor. Ancak ‘devler babanın’ desteği olmalıdır.  Turizm devlet babanın desteği olmasa da kendi ayakları üzerinde koşma becerisi edindi. Sektör içinde yepyeni genç girişimciler oluştu. Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri, turizmi dikkate almalıdır.

Yabancı ve yerli uzmanlar çalışmışlar, araştırmışlar, ”2015 yılında Türkiye’nin turizm gelirlerinin azalmaması, artması için yapılması gerekenleri” anlatıyorlar. Yabancılar, sektördeki değişim karşısında Türkiye imajının, markasının öne çıkarılması, değişen rekabet karşısında Türkiye’nin yapması gerekenleri anlatıyorlar, ama hükümet tarafından İlgilenen yok.

gungoruras

Ekonomi alanında usta gazeteci yazar Prof. Güngör Uras, 4. Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nde turizmcilere ekonomik gelişmeler ve turizm ilişkisini ele alan bir konuşma yaptı.

Prof. Güngör Uras’ın 4. Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nde hükümetin turizme karşı duyarsızlığına karşı eleştirisi büyük alkış aldı.

“Önümüzdeki dönemde enflasyon yüzde 7’nin altına düşmeyecek. Yüzde 7-10 arasında gidip gelecek” tespiti ile konuşmasına başlayan Uras, diğer bir önemli konunun da döviz kurlarındaki gelişmeler olduğunu kaydetti.

“Döviz kurları olması gerekenin altında seyrediyor” diyen Uras, “Bir düzeltme olacaktır. Düzeltme (develüasyon) yüzde 10 olacaktır” şeklinde öngörüsünü aktardı.

Antalya’ya gelen turistin üçte birinin yerli turist olduğunu kaydeden Uras, “Yerli turistlerin gelir durumu önem kazanıyor. Siz sadece üst gelir grubuna yönelik turizm düşünüyorsanız, gelir dağılımındaki bozulma iyidir. Ancak, orta sınıfı düşünüyorsanız, süreç orta kesimi lüks turizmden itecektir” dedi.

“Seçim dönemi de iç turizm bakımından önemli” değerlendirmesinde bulunan Uras, bunun dışında Kürt sorunu ile ilgili hızlanan bir atmosfer ve yansımaları ile Türkiye’nin çevresindeki gelişmelerin de turizm açısından belirleyici dış etkenler olduğuna işaret ederek şunları söyledi:

1) Petrol fiyatları geriledi. Petrolün ucuzlaması turizm sektörü için hem iyi, hem kötü. İyi, çünkü paket turların üçte bir fiyatı uçak fiyatından oluşuyor. Petrol ucuzlayınca, uzak ülkelerden gelenler daha az bilet fiyatı ödüyor. Ama petrol ucuzlayınca, petrol geliri düşen ülkelerin insanları daha az seyahat ediyor.

2) Avrupa ülkelerinde ekonomi toparlanamadı. Avrupa ülkelerinden gelen turist sayısındaki artış yavaşlıyor.

3) 2014 yılında Rus turist girişleri Alman turist girişinin önüne geçmişti. Rusya’daki ekonomik çalkantı ve Rus parasının yüzde 40 dolayında değer kaybı, 2015 yılında Rusya’dan gelecek turist sayısının azalmasına yol açacak.”

Hükümetin turizme duyarsızlığının da altını çizen Uras’ın, “Turizm sektörü ekonomi için çok önemli olduğuna inanıyorum. Döviz ve istihdamdaki rolü çok büyük ve önemli. Turizm sektörü gibi çok önemli bir sektörün Ankara’nın gündeminde olmamasını ben kabul edemiyorum. Bu salondakiler Türkiye’ye en az 15 milyon dolar döviz geliri sağlıyor. Ali Babacan’ı buraya bekliyorduk gelmedi. Sayın Kültür ve turizm Bakanı gelmedi. Vali ve Beledieye Başkanı konuşmasını yaptı gitti. Ancak bu konuşmaları esas dinlemesi gereken onlardı. Antalya dediğinizde turizm anlaşılıyor. Antalya’nın sahipleri patronları bizi dinlemiyorlar” sözleri salondan alkış aldı.

“Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri, hangisi olursa olsun turizmi dikkate almalıdır” diyen Uras, şöyle devam etti: “Her sektör battık batıyoruz diye hükümetlerden teşvik ister, bunu  Türkiye’de yapmayan tek sektör turizmdir. Sağolsun bankalar zaten turizmi destekliyor, kredi veriyor. Ancak ‘devler babanın’ desteği olmalıdır.  Turizm devlet babanın desteği olmasa da kendi ayakları üzerinde koşma becerisi edindi. Sektör içinde yepyeni genç girişimciler oluştu.

Turizmde bir iki kuşak hem işletmeci hem yatırımcı olarak önemli bir başarı gösterdi. Bunu iyi satmalısınız.

Antalya demek, turizm demek. Türkiye ekonomisi için, Antalya ekonomisi için şu günlerde, döviz kaynağı olan ihracattan ve turizmden önemli daha başka ne var?

Yabancı ve yerli uzmanlar çalışmışlar, araştırmışlar, ”2015 yılında Türkiye’nin turizm gelirlerinin azalmaması, artması için yapılması gerekenleri” anlatıyorlar. Yabancılar, sektördeki değişim karşısında Türkiye imajının, markasının öne çıkarılması, değişen rekabet karşısında Türkiye’nin yapması gerekenleri anlatıyorlar.” İlgilenen yok.

Bu tür meslek toplantılarında genelde politika konuşulur. Katılımcılar devletten teşvik, destek ister. Ucuz kredi talep eder ve de bu tür toplantılara Ankara’nın politikacıları, bürokratları koşa koşa katılır. Turizmcilerin toplantılarında teşvik isteyen, kredi talep eden yok. Konuşulan “Türkiye’nin imajının parlatılması, değişen ekonomik ve siyasi konjonktürde turizm gelirlerinin azalmaması için yapılacak çalışmalar, yeni yatırımlar… Ama Ankara bu konulara önem vermiyor.

Sunum için tıklayın >>