Türkiye’deki büyüme başka ülkede yok, bu şansı birlikte değerlendirelim

TUI AG’nin Yönetim Kurulu Başkanı Michael Frenzel, turizmin Türkiye’deki büyümesinin etkileyici olduğunu ve birçok ülkede bu büyümenin görülemediğini belirterek, “Türkiye büyüyen ve dinamik bir ülke. Bu şans ve imkanları birlikte değerlen-dirmek istiyoruz” dedi.
ULUSLARARASI turizm şirketi TUI AG’nin Yönetim Kurulu Başkanı Michael Frenzel, Türkiye’nin büyüyen ve dinamik bir ülke olduğunu ve bunun getirdiği şans ve imkanları birlikte değerlendirmek istediklerini söyledi. Türkiye’de turizm sektöründe 50 milyar liradan fazla bir gelir söz konusu olduğunu, 2015 yılına kadar da 44 milyon turistin gelmesini beklediklerini belirten Frenzel, “Turizmin Türkiye’deki büyümesi ise etkileyici. Birçok ülkede bu büyüme söz konusu değil” dedi.Gelecekten umutluyuz
Antalya’da düzenlenen Resort Turizm Kongresi’nde konuşan Michael Frenzel, turizmin dünyada 1995 yılından bu yana her yıl yüzde 4 büyüme gösterdiğini belirterek, şunları söyledi: “Dünyadaki ekonomik kriz ortamına rağmen turizm büyüme gösteren ender sektörlerden biri. Turizmin Türkiye’deki büyümesi ise etkileyici. Türkiye’deki turizm sektörüne doğrudan bakıldığında 50 milyar liradan fazla bir gelir söz konusu. Sektörde 503 bin kişi istihdam ediliyor. Türkiye’deki turizm geleceğinden çok umutluyum. Türkiye büyüyen ve dinamik bir ülke. Bu şans ve imkanları birlikte değerlendirmek istiyoruz. Birçok ülkede bu büyüme söz konusu değil.”

Türkiye’ye 2015 yılında 44 milyon turistin gelmesini beklediklerini vurgulayan Frenzel, buna karşın Türkiye’ye gelen turistlerin harcamalarının dünya ortalamasının altında olduğuna işaret etti. Frenzel, “Herşey dahil sistemi nedeniyle otel dışında pek harcama olmuyor. Otel dışındaki bölgelerin de çekiciliği üzerinde çalışılmalı ve turistler otellerden çıkartılmalı” derken Türkiye’de klasik turizmden uzaklaşılarak alternatif imkanlar sunulması gerektiğini kaydetti.

Seyahatte engelleri kaldırın
Turizm bölgelerinin gelişmesinde havalimanlarının çok önemli olduğunu söyleyen Frenzel, “Antalya’da mükemmel bir havalimanı bulunuyor. Antalya Havalimanı’nı birçok ülke örnek alabilir” dedi. İnsanların seyahat etmesi için engellerin yok edilmesi gerektiğini kaydeden Frenzel, vizelerin sorun oluşturduğunu, ancak Türkiye’nin bu konuda son zamanlarda önemli gelişmeler kaydettiğini ifade etti. Frenzel Almanya’nın vize konusunda başarılı olamadığını belirtti.

14 günlük güneş ve plaj tatili artık istenmiyor

DÜNYADA müşteri profilinin değiştiğine dikkati çeken Michael Frenzel, şu tespitlerde bulundu:
Müşteriler 14 gün boyunca sadece güneş ve plajdan yararlanmak istemiyor. Farklı alanlarda da faaliyetlere katılmak istiyor.
TUI olarak organize ettiğimiz seyahatlerin yüzde 80’i paket tur şeklinde. Paket turlarda azalma oldu, insanlar paket turlar yerine biraz daha esneklik ve özellik istemeye başladı.
TUI olarak otel ortaklıkları sözleşmeleri imzalıyoruz ve ortaklarımıza doluluk garantisi veriyoruz. Otellerinin diğer otellerden  farklı olması gerekiyor.

Yerli ortaklarla çalışmak istiyoruz

OTELLERİNDE müşteri memnuniyetinin çok yüksek olmasına önem verdiklerini dile getiren Michael Frenzel, şöyle konuştu: “Önümüzdeki yıllarda Türkiye’deki ortaklarla çalışmalar yapmak istiyoruz. Farklı müşteri gruplarına farklı imkanlar sunabilen pazarlama strateji sunmak istiyoruz. Otellerin yüzde 20’si bize ait. Kalanı ise ortaklıkla işletiliyor. Dünya çapında 30 milyon müşterimiz var. Bu nedenle önümüzdeki yıllarda Türkiye’de birlikte çalışmak istiyoruz.  Birlikte burada gelişmek için her şeyi yapacağız.”

Haber Linki:
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/printnews.aspx?DocID=19386612

Turizmciyi kızdıran açıklama

<b>TurizmGazetesi.com</b><br>
AKDENİZ Üniversitesi (AÜ) Edebiyat Fakültesi Gerontoloji Bölümü’nün AB projesi olarak, 2008- 2010 yılları arasında Türkiye, Yunanistan, Portekiz, İspanya ve İtalya’yı kapsayan yaşlı turizmine ilişkin araştırmanın sonucu, sektör temsilcilerinin tepkisine neden oldu.
Akdeniz Turistik Otelciler Birliği’nin (AKTOB) Resort Turizm Kongresi’nin kapanış programında, Türkiye’de bin yaşlı turistin katılımıyla yapılan araştırmanın sonuçları, AÜ Edebiyat Fakültesi Gerontoloji Bölümü’nden Prof. Dr. İsmail Tufan tarafından sunuldu. Prof. Dr. İsmail Tufan, ’İçi boş ama herşey dahil’ başlığı ile başlattığı sunumunda, araştırmanın Türkiye’de ilk defa ’all inclusive: herşey dahil’ modeliyle tatil yapan yaşlı turistlerin görüşü olduğunu söyledi. Prof. Dr. Tufan, herşey dahilin ’sıfır randıman’la çalışan bir sektörün adı olduğunu belirterek, “Deniz, kum ve güneş dışında sunacağı hiçbir randımanı olmayan, kullanım tarihi geçmiş bir turizm modeli. Doğayı beleşe kullanan ve beleşe satan bir sektörün adı” dedi.
TATİL KÖYLERİ MODERN HAPİSHANE
Tatil köylerinin modern hapishaneler olduğunu dile getiren Prof.Dr. İsmail Tufan, turisti kapatan, dışarı çıkmaması için her türlü hokkabazlığı yapan bir modele hizmet denilemeyeceğini söyledi. Egoizmin bir diğer adı olarak da tanımlanabileceğini kaydeden Prof. Dr. Tufan, “Çevreyi bozan, denizi kirleten, can sıkıcı ve insanı yemek makinesi haline getiren modern hapishaneler. Monotonluğunu gizlemek için sabahtan akşama kadar insanları yemekle oyalayan bir turizm anlayışı” dedi.
’RAKİP ÜLKELERİN DURUMU İBRET OLSUN’
All inclusive modeline bel bağlamış rakiplerin güncel durumunun ibret olması gerektiğini kaşydeden Prof.Dr. Tufan, “Yunanistan çöktü, İtalya çökmek üzere, İspanya ve Portekiz AB’ye avuç açıyor. Oysa bunlar turizmin merkezleri olarak da tanınıyorlar. Şimdi sıfır randımanla iş görülemeyeceğini çok geç kavradılar. Ya biz?” diye sordu.
HİÇBİR ŞEYDEN MEMNUN DEĞİLLER
Açıklamalarının ardından araştırmanın sonuçlarını açıklayan Prof.Dr. İsmail Tufan, şunları söyledi;
“100 yaşlı turistten 34’ü tatilden, 25’i tesislerden, 63’ü personelden memnun kalmadı. 100 yaşlı turistten 48’i dinlenemediğini, 67’si rahatlayamadığını ve 45’i enerji depolama şansı bulamadığını belirtti. Demek ki tatil hedefine erişemedi. Tatil köylerinde eğlence eksik değil, ama 100 yaşlı turistten 78’i eğlenemediğini ifade ediyor, 59’u macera yaşamadığını ve 92’si hiçbir şey öğrenemeden ülkesine geri döneceğini söylüyor. Hani çok gezen çok bilirdi? Tatil yine amacından sapmış oldu. Ulaşımdan da memnun olmadılar. 100 yaşlı turistten 33’ü ulaşım olanaklarından memnun kalmadı. İletişim konusunda da sınıfta kaldık. 67’si iletişim konusunda da zayıf not verdi.”
YEMEKLER BERBAT, TEMİZLİK DE ZAYIF
Katılım konusunda da 100 yaşlı turistten 90’ının hiç memnun kalmadığını aktaran Prof.Dr. Tufan, şöyle dedi:
“İnsanları tatil adı altında suni ağaçlandırılmış ve çiçeklerle donatılmış, sabahtan akşama kadar ’can boğazdan çıkar’ misali bir beslenme anlayışıyla tatile zorlarsanız, ülkeyi gezip görmek, insanları, kültürümüzü tanımak isteyenleri modern hapishanelere yerleştirirseniz, sonuç başka türlü olamazdı. Yaşlılar paralı, ama zor müşteri. Buna artık alışmalıyız ve demografik değişimlere uyumlu bir turizmi ayağa kaldırmalıyız. Yeme- içme bedava. Her şey dahil. Tabii yemekler beleş olunca, kalite de ona göre olacak. Başka türlü olması ekonomi yasalarına aykırı. Sonuç 100 yaşlıdan 56’sı yemeklerin berbat olduğunu söyledi. Temizlik konusunda da 65’i zayıf not verdi. 80’i ise tesisteki sağlık hizmetlerinden hiç memnun kalmadı.”
BİR DAHA GELMEYECEKLER VE TAVSİYE ETMEYECEKLER
Yaşlıların görmüş geçirmiş müşteri olduğunu, kaliteden anladığını kaydeden Prof.Dr. İsmail Tufan, şunları kaydetti:
“Doğu bloku ülkelerinde büyümediler. Yokluğu biliyorlar ama o dönemler çok gerilerde kaldı. Çalıştı, çabaladı. Para biriktirdi ve son virajı dönerken yaşamak, eğlenme ve öğrenmek istiyor. Bizim turizmciler hala deniz, kum ve güneşi randıman sunadursunlar, kendilerini bir turizm ülkesinin motoru zannetsinler. Oysa sadece Berlin’i yılda 100 milyon turist ziyaret ediyor. Bunların en azından yarısının yaşı 60 ve üzeridir. Günde 200- 250 Euro harcama yapıyorlar. Sırf Berlin, Türkiye’den daha fazla turist çekebiliyorsa, bizim şapkamızı önümüze koyma vakti gelmiş sayılmaz mı? 100 yaşlıdan 67’si, ilk defa geldikleri Türkiye’yi tanıdıklarına tavsiye etmeyeceklerini söylediler. 79’u ise bir daha ülkemize gelmeyeceğini ifade etti.”
’39 METRE YÜKSEKTEN KENDİMİ ATAYIM’
Prof. Dr. İsmail Tufan’ın turizm sektörü temsilcilerinin yer aldığı kongrenin kapanışındaki bu sunumu, birçok turizmcinin tepkisine yol açtı. Turizmcileri şaşırtan ve kızdıran sunuma karşı sektör temsilcilerinden Avni Aker, “Hocamın söylediklerinden dolayı, ’Beni tutmayın, şu 39 metre yükseklikten kendimi atayım’ dedim. TUI, Holiday Check gibi araştırmaların sonuçlarında bunlar olsaydı, biz bugün buraya gelemezdik. Demek ki biz bir yere varamamışız” dedi.
Turizm sektörünün temsilcileri araştırmanın sonuçlarına ilişkin soru yöneltilen turistlerin hangi otelde kaldıkları, hangi tur şirketi ile geldikleri gibi tüm ayrıntıların isimleri belirtilerek yayınlanmasını istedi.
BİR KAZANIM OLARAK GÖRÜLMELİ
Tepkiler üzerine araştırmanın AB projesi olduğunu ve yayınlandığını da dile getiren Prof.Dr. İsmail Tufan, yıllardır verilen emeğe karşı saygısızlık olmadığını, turizme yakından bakanlar ile uzaktan bakanlar arasındaki problemi algılama farkı olduğunu söyledi.
Prof.Dr. Tufan, Yunanistan, Portekiz, İtalya ve İspanya’da da aynı sonuçların ortaya çıktığını ve bir kazanım olarak görülmesi gerektiğini söyledi.
Sunumun ardından AKTOB Başkanı Sururi Çorabatır tarafından Prof. Dr. İsmail Tufan’a, teke heykelciği hediye olarak verildi.

<b>TurizmGazetesi.com</b><br>
Turizmciyi kızdıran açıklamaAKDENİZ Üniversitesi (AÜ) Edebiyat Fakültesi Gerontoloji Bölümü’nün AB projesi olarak, 2008- 2010 yılları arasında Türkiye, Yunanistan, Portekiz, İspanya ve İtalya’yı kapsayan yaşlı turizmine ilişkin araştırmanın sonucu, sektör temsilcilerinin tepkisine neden oldu.Akdeniz Turistik Otelciler Birliği’nin (AKTOB) Resort Turizm Kongresi’nin kapanış programında, Türkiye’de bin yaşlı turistin katılımıyla yapılan araştırmanın sonuçları, AÜ Edebiyat Fakültesi Gerontoloji Bölümü’nden Prof. Dr. İsmail Tufan tarafından sunuldu. Prof. Dr. İsmail Tufan, ’İçi boş ama herşey dahil’ başlığı ile başlattığı sunumunda, araştırmanın Türkiye’de ilk defa ’all inclusive: herşey dahil’ modeliyle tatil yapan yaşlı turistlerin görüşü olduğunu söyledi. Prof. Dr. Tufan, herşey dahilin ’sıfır randıman’la çalışan bir sektörün adı olduğunu belirterek, “Deniz, kum ve güneş dışında sunacağı hiçbir randımanı olmayan, kullanım tarihi geçmiş bir turizm modeli. Doğayı beleşe kullanan ve beleşe satan bir sektörün adı” dedi.
TATİL KÖYLERİ MODERN HAPİSHANE
Tatil köylerinin modern hapishaneler olduğunu dile getiren Prof.Dr. İsmail Tufan, turisti kapatan, dışarı çıkmaması için her türlü hokkabazlığı yapan bir modele hizmet denilemeyeceğini söyledi. Egoizmin bir diğer adı olarak da tanımlanabileceğini kaydeden Prof. Dr. Tufan, “Çevreyi bozan, denizi kirleten, can sıkıcı ve insanı yemek makinesi haline getiren modern hapishaneler. Monotonluğunu gizlemek için sabahtan akşama kadar insanları yemekle oyalayan bir turizm anlayışı” dedi.
’RAKİP ÜLKELERİN DURUMU İBRET OLSUN’
All inclusive modeline bel bağlamış rakiplerin güncel durumunun ibret olması gerektiğini kaşydeden Prof.Dr. Tufan, “Yunanistan çöktü, İtalya çökmek üzere, İspanya ve Portekiz AB’ye avuç açıyor. Oysa bunlar turizmin merkezleri olarak da tanınıyorlar. Şimdi sıfır randımanla iş görülemeyeceğini çok geç kavradılar. Ya biz?” diye sordu.
HİÇBİR ŞEYDEN MEMNUN DEĞİLLER
Açıklamalarının ardından araştırmanın sonuçlarını açıklayan Prof.Dr. İsmail Tufan, şunları söyledi;
“100 yaşlı turistten 34’ü tatilden, 25’i tesislerden, 63’ü personelden memnun kalmadı. 100 yaşlı turistten 48’i dinlenemediğini, 67’si rahatlayamadığını ve 45’i enerji depolama şansı bulamadığını belirtti. Demek ki tatil hedefine erişemedi. Tatil köylerinde eğlence eksik değil, ama 100 yaşlı turistten 78’i eğlenemediğini ifade ediyor, 59’u macera yaşamadığını ve 92’si hiçbir şey öğrenemeden ülkesine geri döneceğini söylüyor. Hani çok gezen çok bilirdi? Tatil yine amacından sapmış oldu. Ulaşımdan da memnun olmadılar. 100 yaşlı turistten 33’ü ulaşım olanaklarından memnun kalmadı. İletişim konusunda da sınıfta kaldık. 67’si iletişim konusunda da zayıf not verdi.”
YEMEKLER BERBAT, TEMİZLİK DE ZAYIF
Katılım konusunda da 100 yaşlı turistten 90’ının hiç memnun kalmadığını aktaran Prof.Dr. Tufan, şöyle dedi:
“İnsanları tatil adı altında suni ağaçlandırılmış ve çiçeklerle donatılmış, sabahtan akşama kadar ’can boğazdan çıkar’ misali bir beslenme anlayışıyla tatile zorlarsanız, ülkeyi gezip görmek, insanları, kültürümüzü tanımak isteyenleri modern hapishanelere yerleştirirseniz, sonuç başka türlü olamazdı. Yaşlılar paralı, ama zor müşteri. Buna artık alışmalıyız ve demografik değişimlere uyumlu bir turizmi ayağa kaldırmalıyız. Yeme- içme bedava. Her şey dahil. Tabii yemekler beleş olunca, kalite de ona göre olacak. Başka türlü olması ekonomi yasalarına aykırı. Sonuç 100 yaşlıdan 56’sı yemeklerin berbat olduğunu söyledi. Temizlik konusunda da 65’i zayıf not verdi. 80’i ise tesisteki sağlık hizmetlerinden hiç memnun kalmadı.”
BİR DAHA GELMEYECEKLER VE TAVSİYE ETMEYECEKLER
Yaşlıların görmüş geçirmiş müşteri olduğunu, kaliteden anladığını kaydeden Prof.Dr. İsmail Tufan, şunları kaydetti:
“Doğu bloku ülkelerinde büyümediler. Yokluğu biliyorlar ama o dönemler çok gerilerde kaldı. Çalıştı, çabaladı. Para biriktirdi ve son virajı dönerken yaşamak, eğlenme ve öğrenmek istiyor. Bizim turizmciler hala deniz, kum ve güneşi randıman sunadursunlar, kendilerini bir turizm ülkesinin motoru zannetsinler. Oysa sadece Berlin’i yılda 100 milyon turist ziyaret ediyor. Bunların en azından yarısının yaşı 60 ve üzeridir. Günde 200- 250 Euro harcama yapıyorlar. Sırf Berlin, Türkiye’den daha fazla turist çekebiliyorsa, bizim şapkamızı önümüze koyma vakti gelmiş sayılmaz mı? 100 yaşlıdan 67’si, ilk defa geldikleri Türkiye’yi tanıdıklarına tavsiye etmeyeceklerini söylediler. 79’u ise bir daha ülkemize gelmeyeceğini ifade etti.”
’39 METRE YÜKSEKTEN KENDİMİ ATAYIM’
Prof. Dr. İsmail Tufan’ın turizm sektörü temsilcilerinin yer aldığı kongrenin kapanışındaki bu sunumu, birçok turizmcinin tepkisine yol açtı. Turizmcileri şaşırtan ve kızdıran sunuma karşı sektör temsilcilerinden Avni Aker, “Hocamın söylediklerinden dolayı, ’Beni tutmayın, şu 39 metre yükseklikten kendimi atayım’ dedim. TUI, Holiday Check gibi araştırmaların sonuçlarında bunlar olsaydı, biz bugün buraya gelemezdik. Demek ki biz bir yere varamamışız” dedi.
Turizm sektörünün temsilcileri araştırmanın sonuçlarına ilişkin soru yöneltilen turistlerin hangi otelde kaldıkları, hangi tur şirketi ile geldikleri gibi tüm ayrıntıların isimleri belirtilerek yayınlanmasını istedi.
BİR KAZANIM OLARAK GÖRÜLMELİ
Tepkiler üzerine araştırmanın AB projesi olduğunu ve yayınlandığını da dile getiren Prof.Dr. İsmail Tufan, yıllardır verilen emeğe karşı saygısızlık olmadığını, turizme yakından bakanlar ile uzaktan bakanlar arasındaki problemi algılama farkı olduğunu söyledi.
Prof.Dr. Tufan, Yunanistan, Portekiz, İtalya ve İspanya’da da aynı sonuçların ortaya çıktığını ve bir kazanım olarak görülmesi gerektiğini söyledi.
Sunumun ardından AKTOB Başkanı Sururi Çorabatır tarafından Prof. Dr. İsmail Tufan’a, teke heykelciği hediye olarak verildi.

‘Münasip’ cevabı verdik

Bağış, Antalya’da katıldığı ’Resort Turizm Kongresi’nde, “Bizim demokrasi anlayışımız da siz turizmciler gibi ’Herşey dahil’ üzerine kurulu. Turizmde olduğu gibi demokraside de milletimize bütün fırsatları aynı paket içinde sunmaya çalışıyoruz” dedi.

Antalya’da, Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği’nin (AKTOB) yayın organı turizm ve seyahat endüstrisi dergisi ’Resort’ tarafından düzenlenen Resort Turizm Kongresi’nin açılış oturumuna katılan Bağış, Türkiye’nin siyasi ve demokratik istikrarın en önemli semerelerini, meyvelerini turizm sektöründe de yediğini söyledi.

AB TOPLANTISINDA KARİKATÜR KRİZİ / WEB TV

“MÜNASİP CEVABI VERDİK”

Son 9 yıl içerisinde Türkiye her geçen gün demokratikleşip, şeffaflaştıkça, kalkındıkça herkesin kazandığını belirten Bağış, kısa süre önce Prag’da ardından Bürüksel’de temaslarda bulunduğunu anlattı. AB Bakanı Bağış, “Oralarda 4 günlük seyahatimizde Türkiye’nin yaktığı umut ışığının insanları nasıl aydınlattığını gördük. Türkiye’ye bakışların nasıl değiştiğini gördük. Evet, bazı hastalıklı zihniyetlerle de karşılaştık. Ama onlara da münasip cevaplarını verdik” dedi.

Türkiye’nin, geçmiş 10 yıl içinde sunduğu ’İçine kapanık fotoğrafı’ geride bırakarak bugün kısa süre içerisinde yapılan demokratikleşme hamleleriye ilgi odağı haline geldiğini kaydeden AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, şöyle devam etti:

“İçeride güçlü bir siyasi irade ile sağladığımız istikrar ve güven ortamı, çok şükür, Türkiye’ye yatırımı da turizm açısından da, konuklarımızı da getirme konusunda bize çok önemli bir platform sağladı. Bizim demokrasi anlayışımız da aynı siz turizmciler gibi herşey dahil üzerine kurulu. Turizmde olduğu gibi demokraside de millete bütün fırsatları aynı paket içinde sunmaya çalıştık. Bu ülkenin hiçbir vatandaşı arasında ayrım yapmamaya çalışıyoruz. Doğulusu- batılısı, kadını- erkeği, genci- yaşlısı, Kürd’ü, Çerkezi, Lazı, Abazası, Boşnağı hiçbir ayrım yamadan bu ülkenin her bir vatandaşının anayasal haklarından sonuna kadar yararlanması için çalışıp çabalıyoruz. Bunun neticesinde de Türkiye her açıdan farklı bir noktaya geldi.”

Türkiye’nin AB’ye ilk başvurduğu yıllarda 1959 yılında Türkiye’ye gelen turist sayısının 198 bin 841 olduğu halde bu rakamın 30 milyona yaklaştığını belirten Başmüzakereci Bağış, Türkiye’nin yıllık turizm gelirinin 9 milyon dolar şu anda yılda 30 milyar dolara yükseldiğini kaydetti.

“AB’NİN BİZE İHTİYACI VAR”

AB’nin aslında ekonomik ve siyasi birlik olmaktan ziyade bir fikir, insanlık tarihinin en kapsamlı barış projesi olduğunu kaydeden Başmüzakereci Bağış, “Ama bu kıtaya barış projesini küreselleştirmek istiyorsak Türkiye’nin o projenin içinde yer alması gerekir” dedi. Türkiye’nin Doğu’nun en Batılı, Batı’nın en Doğulu ülkesi olarak muazzam bir potansiyeli temsil ettiğini belirten Bakan Bağış, “Mısır’a Libya’ya, Tunus’a gidip oradaki kardeşlerimizle Cuma namazı eda edebilecek bir çok müslüman lider vardır. Aynı coğrafyalara gidip demokrasi ve laikliğin erdemlerinden bahsedebilecek bir çok batılı lider de vardır ama hem onu hem onu yapabilcek çok fazla lider yok şuan dünyada” diye konuştu.

Başmüzakereci Egemen Bağış, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Kahire Havalimanı’nda 20 bin Mısırlı tarafından karşılandığını, Libya’da “Anayasanız da demokrasi ve laikliğe mutlaka yer verin” dediğinde 25 bin kişinin kendisini alkışladığına dikkati çekti.

Konuşması ardından kongrenin ev sahibi ’Resort Turizm Dergisi’ imtiyaz sahibi AKTOB Başkanı Sururi Çorabatır, AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’a Antalya’nın sembollerinden ’teke’ heykelciği hediye etti.

RESORT TURİZM KONGRESİ

Divan Talya Convention Center’de düzenlenen kongreye AB Bakanı ve Başmüzakereci Bağış’ın yanı sıra Antalya Valisi Ahmet Altıparmak, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu, AK Parti Antalya Milletvekili Menderes Türel, Kültür ve Turizm Bakanı Yardımcısı Abdurrahman Arıcı, Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Özgür Özarslan, TUİ AG Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Michael Franzel, Türkiye Otelciler Federasyonu (TUROFED) Başkanı Ahmet Barut, Resort Dergisi İmtiyaz Sahibi ve AKTOB Başkanı Sururi Çorabatır ile birlikte çok sayıda turizmci katıldı.

Haber Linki:
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/printnews.aspx?DocID=19384027

TUI BAŞKANI FRENZEL, RESORT TURİZM KONGRESİ’NE KATILACAK

RESORT Turizm Kongresi’nin konuşmacıları belli oldu.
Kongreye TUI’nin lideri Dr. Michael Frenzel “keynot speakers” (başkonuşmacı) olarak katılıyor.
TUI lideri, 2012 yılına ilişkin beklentileri burada açıklayarak seyahat pazarına ilişkin değerlendirme yapacak.
Seyahat pazarlarındaki durum, aktörlerin planları, sektör ile ilişkili kesimlerin yöneticilerinin de katılacağı RESORT Turizm Kongresi’nde Türkiye’nin ‘turizm yol haritası’ çıkarılacak.
Kayıt yaptıranlar izleyebilecek
Yalnız kayıt yapanların izleyebileceği kongreye katılmak için katılım formunun doldurulup gönderilmesi gerekiyor.
TUI Başkanı Dr. Michael Frenzel’in RESORT Turizm Kongresi’ne katılımının çok önemli olduğunu belirten Kongre İcra Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, “Bu, dünya seyahat endüstrisi liderlerinin Türkiye’deki partnerlerine yaklaşımı ve sektörün profesyonellik düzeyini göstermesi bakımından önemlidir” dedi.
Kendi alanında bir ilk
Hacısüleyman, konuyla ilgili bilgi verirken şunları söyledi:
“RESORT Turizm Kongresi ile ilgili çalışmalar gayet iyi gidiyor.  Kongre ana teması, oturum başlıkları konu ve konuşmacıları ile kendi alanında bir ilk olacak.
RESORT Turizm Kongresi, ana teması, oturum konu ve başlıkları, konuşmacı ve katılımcıları ile Türkiye’nin uluslararası seyahat endüstrisi alanında artık bir aktör olduğunun tescilidir.
Frenzel’in katılacak olmasının anlamı
Sayın Dr. Michael Frenzel’in de kongreye katılacak olması da kendilerinin buna verdikleri önemi gösteriyor.
Dr. Frenzel’in kongreye katılacak olması tek başına önemli bir gelişme olduğu gibi bunun bir de seyahat endüstrisinde mevcut durum ve geleceğe ilişkin beklentiler konusunda herkesin bilgi paylaşımına ençok ihtiyaç duyduğu bir dönemde olması olayı daha da önemli hale getiriyor.
Sayın Frenzel’in de setörün durumunu değerlendirmesi ve geleceğe ilişkin öngörülerini Türkiye’de RESORT Dergisi’nin bu platformundan seslenerek, paylaşacak olması ayrıca memnuniyet vericidir.”
RESORT Turizm Kongresi katılım formu  için >>>tıklayın
Ek bilgi için Yelda Karaca
Tel: 242-321 39 94, Fax: 242-321 39 95
e-posta: yelda.karaca@aktob.org.tr

<b>TurizmGazetesi.com</b><br>
RESORT Turizm Kongresi’nin konuşmacıları belli oldu.
Kongreye TUI’nin lideri Dr. Michael Frenzel “keynot speakers” (başkonuşmacı) olarak katılıyor.
TUI lideri, 2012 yılına ilişkin beklentileri burada açıklayarak seyahat pazarına ilişkin değerlendirme yapacak.
Seyahat pazarlarındaki durum, aktörlerin planları, sektör ile ilişkili kesimlerin yöneticilerinin de katılacağı RESORT Turizm Kongresi’nde Türkiye’nin ‘turizm yol haritası’ çıkarılacak.
Kayıt yaptıranlar izleyebilecek
Yalnız kayıt yapanların izleyebileceği kongreye katılmak için katılım formunun doldurulup gönderilmesi gerekiyor.
TUI Başkanı Dr. Michael Frenzel’in RESORT Turizm Kongresi’ne katılımının çok önemli olduğunu belirten Kongre İcra Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, “Bu, dünya seyahat endüstrisi liderlerinin Türkiye’deki partnerlerine yaklaşımı ve sektörün profesyonellik düzeyini göstermesi bakımından önemlidir” dedi.
Kendi alanında bir ilk
Hacısüleyman, konuyla ilgili bilgi verirken şunları söyledi:
“RESORT Turizm Kongresi ile ilgili çalışmalar gayet iyi gidiyor.  Kongre ana teması, oturum başlıkları konu ve konuşmacıları ile kendi alanında bir ilk olacak.
RESORT Turizm Kongresi, ana teması, oturum konu ve başlıkları, konuşmacı ve katılımcıları ile Türkiye’nin uluslararası seyahat endüstrisi alanında artık bir aktör olduğunun tescilidir.
Frenzel’in katılacak olmasının anlamı
Sayın Dr. Michael Frenzel’in de kongreye katılacak olması da kendilerinin buna verdikleri önemi gösteriyor.
Dr. Frenzel’in kongreye katılacak olması tek başına önemli bir gelişme olduğu gibi bunun bir de seyahat endüstrisinde mevcut durum ve geleceğe ilişkin beklentiler konusunda herkesin bilgi paylaşımına ençok ihtiyaç duyduğu bir dönemde olması olayı daha da önemli hale getiriyor.
Sayın Frenzel’in de setörün durumunu değerlendirmesi ve geleceğe ilişkin öngörülerini Türkiye’de RESORT Dergisi’nin bu platformundan seslenerek, paylaşacak olması ayrıca memnuniyet vericidir.”
RESORT Turizm Kongresi katılım formu  için >>>tıklayın
Ek bilgi için Yelda KaracaTel: 242-321 39 94, Fax: 242-321 39 95e-posta: yelda.karaca@aktob.org.tr

Haber Linki: http://www.turizmgazetesi.com/news/news.aspx?id=63413

RESORT TURİZM KONGRESİ,26-28 KASIM’DA ANTALYA’DA YAPILACAK

Her yıl 26-28 Kasım tarihlerinde Antalya’da yapılacak olan kongrenin tanıtımı için düzenlenen basın toplantısına; AKTOB Başkanı Sururi Çorabatır, Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Hacısüleyman ve Resort Dergisi Editörü Fehmi Köfteoğlu katıldı.
Hacısüleyman: Gelecek vizyonları konuşulacak
Akdeniz Turistik Otelciler Birliği (AKTOB) ile Ekin Grubu tarafından hazırlanan, turizm yatırımcı ve işletmecilerinin takip ettiği RESORT Dergisi tarafından düzenlenecek olan uluslar arası RESORT TURİZM KONGRESİ’nin tanıtımı Antalya’da AKTOB merkez binasında yapıldı.
Kongrenin organizasyonu hakkında açıklamalarda bulunan AKTOB Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Hacısüleyman, “Bu kongre kendi alanında bir ilki gerçekleştirecek. Burada bölgesel ve dar çerçeve değil Türkiye ve dünya turizminde öne çıkan eğilimler ile gelecek vizyonları ele alınacak. Turizm yatırımcıları ve yöneticiler, bu kongrede gördükleri gelecek vizyonları ile karar alma süreçlerini destekleyecekler” dedi.
Sektörün 9 yıldır yayında olan Resort Dergisi ile bu vizyona yabancı olmadığını da söyleyen Hacısüleyman, “Bu kongrede alışılmış yorum ve analizlerden sıyrılarak talep ve arz cephesindeki trendler ile turizmin sosyal boyutlarının da gerçekte ne olduğu, nereye evrildiği gibi ana konular ele alınıp tartışılacak” değerlendirmesinde bulundu.
Her yıl bu kongre ile birlikte turizmin sosyal ve iktisadi boyutlarını sergileyen bir araştırmanın da açıklanacağını vurgulayan Hacısüleyman, “Bu analizlerde yalnızca rakamlar değil, konuların içeriği, turizmde, sektörlerde ve toplumda bunun yansımalarının neler olduğu da ortaya konacak” dedi.
Köfteoğlu: Gerçek anlamda bir turizm kongresi olacak
Resort Dergisi ve yapılacak Resort Turizm Kongresi hakkında değerlendirmelerde bulunan Resort Dergisi Editörü Fehmi Köfteoğlu da 9 yıldır yayında olan Resort Dergisi’nin bir kurum dergisi olmaktan öte Türkiye turizminin yayın organı olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:
“Dolayısıyla Resort, sektörün sözcüsüdür. Bu yayında turizmin her bir alanı temsil ediliyor. Bu yanıyla Resort, sektörden beslenen ve sektörü besleyen bir niteliğe sahiptir. Aynı zamanda neler yaşandığını ve nelerin yapılması gerektiğini de işleyen Resort Dergisi, gerçekleştireceği bu kongre ile de bu özelliliğini uluslar arası boyuta taşıyacaktır.”
İlki bu yıl yapılacak olan uluslar arası Resort Turizm Kongresi’nin derginin kimliği ile da yakından ilgili olduğunun altını çizen Köfteoğlu, “Bu kongrenin farkı; gerçek anlamda bir turizm kongresi olmasıdır. Bu anlamda geleceğe yönelik beklenti ve vizyonlar için gerçekçi bir pencere açmak istiyoruz.”
Çorabatır: Turizme katkısı büyük olacak
Her yıl 26-28 Kasım tarihlerinde Antalya’da yapılacak olan kongreye binden fazla katılımcının geleceğini belirten AKTOB Başkanı Sururi Çorabatır, turizmle ilgili firma be kuruluşların yanı sıra Bakanlılar düzeyinde de yüksek oranda katılım beklediklerini vurgulayarak, “Tüm kesimlerin sesini duyurduğu Resort Dergisi’nin böylesine bir uluslar arası organizasyona ev sahipliği yapacak olması hem Türkiye hem de Antalya özelinde büyük katkılar yapacaktır. Biz AKTOB yönetimi olarak elimizden gelen katkıyı sunacağız” dedi.

Her yıl 26-28 Kasım tarihlerinde Antalya’da yapılacak olan kongrenin tanıtımı için düzenlenen basın toplantısına; AKTOB Başkanı Sururi Çorabatır, Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Hacısüleyman ve Resort Dergisi Editörü Fehmi Köfteoğlu katıldı.
Hacısüleyman: Gelecek vizyonları konuşulacak
Akdeniz Turistik Otelciler Birliği (AKTOB) ile Ekin Grubu tarafından hazırlanan, turizm yatırımcı ve işletmecilerinin takip ettiği RESORT Dergisi tarafından düzenlenecek olan uluslar arası RESORT TURİZM KONGRESİ’nin tanıtımı Antalya’da AKTOB merkez binasında yapıldı.

Kongrenin organizasyonu hakkında açıklamalarda bulunan AKTOB Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Hacısüleyman, “Bu kongre kendi alanında bir ilki gerçekleştirecek. Burada bölgesel ve dar çerçeve değil Türkiye ve dünya turizminde öne çıkan eğilimler ile gelecek vizyonları ele alınacak. Turizm yatırımcıları ve yöneticiler, bu kongrede gördükleri gelecek vizyonları ile karar alma süreçlerini destekleyecekler” dedi.

Sektörün 9 yıldır yayında olan Resort Dergisi ile bu vizyona yabancı olmadığını da söyleyen Hacısüleyman, “Bu kongrede alışılmış yorum ve analizlerden sıyrılarak talep ve arz cephesindeki trendler ile turizmin sosyal boyutlarının da gerçekte ne olduğu, nereye evrildiği gibi ana konular ele alınıp tartışılacak” değerlendirmesinde bulundu.

Her yıl bu kongre ile birlikte turizmin sosyal ve iktisadi boyutlarını sergileyen bir araştırmanın da açıklanacağını vurgulayan Hacısüleyman, “Bu analizlerde yalnızca rakamlar değil, konuların içeriği, turizmde, sektörlerde ve toplumda bunun yansımalarının neler olduğu da ortaya konacak” dedi.

Köfteoğlu: Gerçek anlamda bir turizm kongresi olacak

Resort Dergisi ve yapılacak Resort Turizm Kongresi hakkında değerlendirmelerde bulunan Resort Dergisi Editörü Fehmi Köfteoğlu da 9 yıldır yayında olan Resort Dergisi’nin bir kurum dergisi olmaktan öte Türkiye turizminin yayın organı olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:
“Dolayısıyla Resort, sektörün sözcüsüdür. Bu yayında turizmin her bir alanı temsil ediliyor. Bu yanıyla Resort, sektörden beslenen ve sektörü besleyen bir niteliğe sahiptir. Aynı zamanda neler yaşandığını ve nelerin yapılması gerektiğini de işleyen Resort Dergisi, gerçekleştireceği bu kongre ile de bu özelliliğini uluslar arası boyuta taşıyacaktır.”

İlki bu yıl yapılacak olan uluslar arası Resort Turizm Kongresi’nin derginin kimliği ile da yakından ilgili olduğunun altını çizen Köfteoğlu, “Bu kongrenin farkı; gerçek anlamda bir turizm kongresi olmasıdır. Bu anlamda geleceğe yönelik beklenti ve vizyonlar için gerçekçi bir pencere açmak istiyoruz.”
Çorabatır: Turizme katkısı büyük olacak

Her yıl 26-28 Kasım tarihlerinde Antalya’da yapılacak olan kongreye binden fazla katılımcının geleceğini belirten AKTOB Başkanı Sururi Çorabatır, turizmle ilgili firma be kuruluşların yanı sıra Bakanlılar düzeyinde de yüksek oranda katılım beklediklerini vurgulayarak, “Tüm kesimlerin sesini duyurduğu Resort Dergisi’nin böylesine bir uluslar arası organizasyona ev sahipliği yapacak olması hem Türkiye hem de Antalya özelinde büyük katkılar yapacaktır. Biz AKTOB yönetimi olarak elimizden gelen katkıyı sunacağız” dedi.

Haber Linki: http://www.turizmgazetesi.com/news/news.aspx?id=53894

Türkiye’ye 2015 yılında 44 milyon turist gelecek

Antalya’da düzenlenen Resort Turizm Kongresi’nde konuşan Frenzel, dünyadaki ekonomik kriz ortamına rağmen turizmin büyüme gösteren ender sektörlerden biri olduğunu belirterek, “Türkiye’de tatil yapan müşterinin yüzde 80’i mennun. Bu etkileyici bir rakam” dedi.
Türkiye’deki turizm sektörüne doğrudan bakıldığında 50 milyar liradan fazla bir gelir söz konusu olduğuna dikkati çeken Frenzel, sektörde 503 bin kişinin istihdam edildiğini belirtti.
Türkiye’ye 2015 yılında 44 milyon turistin gelmesini beklediklerini vurgulayan Frenzel, buna karşın Türkiye’ye gelen turistlerin harcamalarının dünya ortalamasının altında olduğuna işaret etti.
Avrupa’dan Türkiye’ye her yıl 2.1 milyon turisti getirdiklerini anlatan Frenzel, Türkiye’nin en önemli çalışma alanlarından birisi olduğunu kaydetti.
Sosyal ağlara dikkat çekti
Frenzel, insanların tatilde yaşadıklarını artık Facebook gibi ortamlarda paylaştıklarına dikkat çekerek, “Müşteriler artık kendi aralarında iletişimde bulunmakta. Facebook ve diğer platformların önemi daha da çok artacak. Bundan dolayı daha farklı hitap etmek durumundayız” diye konuştu.

Antalya’da düzenlenen Resort Turizm Kongresi’nde konuşan Frenzel, dünyadaki ekonomik kriz ortamına rağmen turizmin büyüme gösteren ender sektörlerden biri olduğunu belirterek, “Türkiye’de tatil yapan müşterinin yüzde 80’i mennun. Bu etkileyici bir rakam” dedi.Türkiye’deki turizm sektörüne doğrudan bakıldığında 50 milyar liradan fazla bir gelir söz konusu olduğuna dikkati çeken Frenzel, sektörde 503 bin kişinin istihdam edildiğini belirtti.Türkiye’ye 2015 yılında 44 milyon turistin gelmesini beklediklerini vurgulayan Frenzel, buna karşın Türkiye’ye gelen turistlerin harcamalarının dünya ortalamasının altında olduğuna işaret etti.Avrupa’dan Türkiye’ye her yıl 2.1 milyon turisti getirdiklerini anlatan Frenzel, Türkiye’nin en önemli çalışma alanlarından birisi olduğunu kaydetti.
Sosyal ağlara dikkat çektiFrenzel, insanların tatilde yaşadıklarını artık Facebook gibi ortamlarda paylaştıklarına dikkat çekerek, “Müşteriler artık kendi aralarında iletişimde bulunmakta. Facebook ve diğer platformların önemi daha da çok artacak. Bundan dolayı daha farklı hitap etmek durumundayız” diye konuştu.

Haber Linki:
http://ekonomi.milliyet.com.tr/turkiye-ye-2015-yilinda-44-milyon-turist-gelecek/ekonomi/ekonomidetay/04.12.2011/1470916/default.htm