Rusya ile Ruble üzerinden ticaret için epey yol alındı

Hakan Ateş / Denizbank Genel Müdürü – “Hem tarımda hem turizmde tur operatörlerimizle Ruble-Lira konusunda neler yapılabilir değerlendiriyoruz. Merkez Bankası’nın da bu konudaki destekleriyle çok önemli yol kat ettiğimizi ifade edebilirim. Sezona yetişeceğimizi düşünüyorum. Rus turistlerin kur farklarından fazlaca etkilenmeden Ruble üzerinden tatil satın alarak gelmelerinin Rus turist sayısını artıracağını ve hasılata katkıda bulunacağını düşünüyoruz.”

Hakan Ateş / Denizbank Genel Müdürü

  1. Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nde konuşan Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş, Türkiye’nin son 15 yıldaki ekonomik gelişimi ile ilgili bir konuşma yaptı.

 

Ateş, hazırladığı sunum eşliğinde yaptığı konuşmada, Türkiye’de son 15 yılda ekonomi ve turizmdeki gelişmeleri rakamlar ve örneklerle anlattı.

 

DenizBank olarak turizm sektörünü desteklemek için üzerlerine düşeni yaptıklarını ifade eden Ateş, “Biz sadece resort otelleri değil, pansiyonları da finanse ediyoruz. KOBİ’lerimize destek olmanın hayati önemde olduğunu düşünüyoruz. Çok yakında başlayacak programla da Kredi Garanti Fonu ve TOBB’un iş birliğiyle çok önemli açılımlara turizm sektöründe de yer vereceğimizi şimdiden ifade edeyim” dedi.

 

Avrupa Birliği ile ticaretin önemine de işaret eden Ateş, “Dış ticaret hacmimizde Avrupa’nın payı yüzde 41’dir. Turistlerin yüzde 49’u Avrupa’dan gelmektedir ve doğrudan yabancı yatırımların, son beş yılda ülkemize gelen yatırımların yüzde 72’si Avrupa’nın 19 ülkesinden gelmiştir” diye konuştu.

 

Ruble ile ticaret  

 

Türkiye ile Rusya arasındaki ticarette, tarım ve turizm sektörlerinde ülkelerin kendi paralarının kullanımı konusunda çalıştıklarını belirten Ateş, şunları söyledi:

“Hem tarımda hem turizmde tur operatörlerimizle ruble-lira konusunda neler yapılabilir değerlendiriyoruz. Merkez Bankası’nın da bu konudaki destekleriyle çok önemli yol kat ettiğimizi ifade edebilirim. Sezona yetişeceğimizi düşünüyorum. Rus turistlerin kur farklarından fazlaca etkilenmeden Ruble üzerinden tatil satın alarak gelmelerinin ve hatta Ruble cinsinden kredilendirerek taksitler halinde turizm harcamalarını yapabilmelerinin sağlanmasının Rus turist sayısını artıracağını ve hasılata katkıda bulunacağını düşünüyoruz.”

 

Dövizdeki artış

Ateş, Dolar kurunda normalin üzerinde bir balon oluştuğunu, işin teknokrat ve teknisyenlere bırakılması halinde kurlardaki hareketliliğin önüne geçilebileceğini söyledi.

Döviz kurunda yaşanan hareketliliğin ABD’nin faiz kararlarıyla Türkiye’nin içinde bulunduğu jeopolitik sorunlardan kaynaklandığını belirten Ateş, “Şu anda en büyük korku ve endişe; acaba Türkiye’nin de içinde olduğu gelişmekte olan ülkelere dışarıdan para gelecek mi? Korku bu” dedi.

Jeopolitik risklerin artması, Fitch’in not düşürmesi halinde dışarıdan kaynak girişlerinin çok zorlaşacağını vurgulayan Ateş, Libor ve Eurobor’da yaşanacak artışa bağlı olarak değişken faizli kredi maliyetlerinin yükseleceğini bildirdi. Ateş, Dolar’daki yükselişin ABD ekonomisine zarar vermeye başladığını, FED’in faiz artışını erteleyebileceğini de söyledi.

TL’nin kaybı daha çok

Ateş, dövizdeki hareketliliğin gelişmekte olan ülkeleri etkilemekle birlikte Türkiye’nin bu süreçten çok daha fazla etkilendiğini, TL’de daha büyük kayıp yaşandığını söyledi.

TL’nin Dolar karşısında değil, aynı ligde bulunan Rus Rublesi ve Güney Afrika Randı’na karşı da yüzde 20’den daha fazla değer kaybettiğine dikkat çeken Ateş, “Bu durumun 15 Temmuz sonrası yaşanan olaylarla jeopolitik nedenlerden kaynaklandığını düşünüyorum. En son Adana’da patlayan bombayı medya 2.5 saat son dakika diye verdi. Çok çok üzülüyoruz, içimiz yaralar bağladı. Ama kendi ayağımızı vuruyoruz” diye konuştu.

Hakan Ateş, iç ve dış etkenlerdeki kötüleşmeye bağlı olarak TL’deki düşüşün devam edebileceğini de belirtirken, bununla birlikte Dolar’daki 3.40- 3.50 gibi seviyeleri Türkiye’nin hak etmediğini ifade etti.

Hakan Ateş Plaketini Bakan Nabi Avcı’dan alıyor..

Bu kaliteyi bu fiyata satamıyorsak bu bizim başarısızlığımızdır

RTK CEO’su Thomas Bösl – “Krize rağmen otellerdeki kaliteyi ayakta tuttuğunuz için çok teşekkür ediyorum. Müşteri Türkiye’de bir müşteri gibi değil bir misafir gibi karşılanıyor. Bu hizmeti bu fiyatlara satamıyorsak bu bizlerin başarısızlığıdır. Daha fazla fiyat düşürmeyin”

RTK CEO’su Thomas Bösl

 

Türkiye’de ve Avrupa’da 2017 turizm sezonunun zor geçeceğini söyleyen Alman seyahat acenteleri işbirliği kuruluşu RTK’nın CEO’su Thomas Bösl, 6. Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nde hazırladığı sunum eşliğinde yaptığı konuşmada, “2016 zor bir yıl oldu. Bu krizi birlikte nasıl atlatırız, buna çalışmak gerekir” dedi.

Bünyelerinde Almanya ve çevresindeki diğer ülkelerden toplam 8 bin seyahat acentesi bulunduğunu söyleyen Bösl, şunları söyledi:

“Almanların tatil bakış açısını çok iyi bilmeniz gerekir. Seyahat acentesi birçok ülkeye göre Almanya’da çok önemlidir. Çünkü tatilci ile arasında uzun yıllara dayanan bir güven anlaşması oluşmuş. Bunun bir nedeni de Almanya’da seyahat acentelerinin aile şirketleri olmasıdır. Acenteler bu anlamda çok etkili platformlardır. İletişimde güçlük yaşanan dönemlerde bizim bu gönül elçilerini daha etkili kullanmamız gerekiyor. Acentelerle daha fazla ilişki ve diyalog olmalı.”

“Türkiye’deki kriz bizi de vuruyor”

“Sizin yaşadığınız kriz bizi de çok sert biçimde vuruyor. Türkiye ile sıkı bağlarım ve yoğun duygularım olduğu için bu benim için çok üzücü. 30 yılda elde ettiğiniz başarıdan büyük gurur duyuyoruz. Bu ortak başarı hiçbir şekilde yıkılmamalı ve hiçbir siyasi krizin bunu yıkmasına izin verilmemeli. Son yıllarda yakaladığımız başarı dostluğumuzun bir ürünüdür.
Otellerdeki kaliteyi sürdürülebilir kılmak gerektiğini geçen yıllarda da sürekli söyledim, söylüyorum. Bu kaliteyi ayakta tuttuğunuz için çok teşekkür ediyorum. Müşteri Türkiye’de bir müşteri gibi değil bir misafir gibi karşılanıyor.”

Türkiye’de yüzde 30’laın üzerinde düşüşler oldu

Bu yılki düşüşlerin turist sayısında değil cirolarda olduğuna işaret eden Bösl, “Almanya pazarında yüzde 31’lik bir düşüş var. Bu kayıp Belçika’da yüzde 35’e, Hollanda’da yüzde 47’ye ve Fransa’da yüzde 57’ye çıktı. Ama daha kötüsü önümüzde. 2017 satışları başladı. Şu anda kaynak ülkelerimizin toplamında Türkiye, 2016’ya göre yüzde 58 eksi gösteriyor. Yüzde 58’lik düşüş hepimiz için çok ciddi bir uyarıdır. Bunu dikkati alarak bugünden hemen gerekli tedbirleri almamız lazım. Çünkü Almanya’daki ana rezervasyon dönemi başlamak üzere. Yoğun rezervasyon dönemine 1 ay kaldı. Eğer bu bir aylık dönemde işler değişmez, bu tablo toparlanmaz ve 2017 Kasımı’nda bu eksi yüzde 58 olduğu gibi kalırsa, işte o zaman felaket olur” diye konuştu.

 

“Daha fazla fiyat düşürmeyin”

“Daha fazla fiyat düşüşü yapmayın” uyarısında da bulunan Bösl, “Kriz dönemlerinde gerçek dostları, arkanızda kimin durduğunu görmüş oluyorsunuz. Eğer bu kaliteyi bu fiyatlara satamıyorsak bu bizlerin başarısızlığıdır” dedi.

 

“Acenteleri ikna etmek önemli”

Bösl şöyle devam etti: “Bir diğer nokta seyahat acentelerini Türkiye satışları için ikna etmek. Şimdilerde Türkiye’yi satmaya ikna etmek Bulgaristan ve Hırvatistan’ı satmaya ikna etmekten daha zor. Birçoğunuzun acenteler ile iyi bağları var. Bu gücünüzü iyi kullanın. Bu bir ekonomik bir güçtür. Bunu Ankara’da iyi kullanın. 2017 yine zor bir yıl olacak. Daha güçlü işbirliği ve mücadeleye ihtiyacımız var. Biz 8 bin acente olarak sizin dostunuzuz. Birlikte eski başarılarımızı yeniden yakalayacağız.”

Türkiye için yeni bir durum var herkes her konuda hassas olmalı

DRV Başkanı Norbert Fiebig – 6. Resort Turizm Kongresi’nde Antalya’da Türk ve Alman turizmcilere seslenen DRV Başkanı Norbert Fiebig demokrasi, insan hakları ve özgürlükler tatil kararlarında etkili olduğuna işaret ederek yeni bir durumla karşı karşıya olunduğunun altını çizdi.

6. Resort Turizm Kongresi için Antalya’ya gelen Alman Seyahat Birliği (DRV) Başkanı Norbert Fiebig, 24 ve 25 Kasım tarihlerinde iki gün boyunca Türk turizmcilerle buluşarak görüş paylaşımında bulundu.

Kongre kapsamında 24 Kasım’da Antalya Adalya Elite Resort’te bir araya gelen Türk ve Alman turizmciler, Bakan Avcı’nın da katıldığı toplantıda ortak sorunlarını konuştu.

Almanya’daki Türkiye rezervasyonlarda yüzde 40 gerileme olduğuna işaret eden Alman Seyahat Birliği (DRV) Başkanı Norbert Fiebig, Türkiye ve Türk turizmcilerle uzun yıllara dayanan dostlukları olduğunu vurgulayarak, “Türk turizmi ile dayanışma göstermek için geldik” dedi.

Türkiye’nin Almanya için son derece önemli bir destinasyon olduğuna dikkat çeken Fiebig, “Türkiye’nin Almanlara sunduğu turizm ürününün dünyanın hiçbir yerinde sağlanamadığını görüyoruz. Türkiye’nin yerine konabilecek bir ürün yok” dedi.

“Yeni bir durum söz konusu medya da hassas olmalı”

Türkiye talebinde güvenliğin başrol oynadığına işaret eden Fiebig, turizmde yeni bir durumla karşı karşıya olunduğunun altını çizdi. Norbert Fiebig, ”Karşı karşıya kaldığımız yeni bir fenomen var. İnsanlar bir destinasyonla ilgili karar verirken, demokrasi, insan hakları ve özgürlükleri de göz önünde bulunduruyor. Bu yeni bir fenomen ve dikkatle takip edip hafife almamalıyız. Bu yeni bir meydan okuma. Bu anlamda medyanın da çok hassas olması gerektiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.

DRV Başkanı Fiebig 25 Kasım tarihinde Barut Lara oteldeki kongrede yaptığı konuşmada ise Türkler ve Almanlar arasında temeli geçmiş yıllara dayanan bir dostluk olduğunu vurguladı.

“Türkiye destinasyon olarak Almanya açısından çok önemli bir ülke. Alman seyahat endüstrisi büyük bir dostluk anlayışı ile Türk turizmcilerinin yanındadır”  diyen Fiebig, şunları söyledi:
“Almanlar Türkiye’yi neden tercih ediyorlar? Çünkü Türk insanının içten yaklaşımını, türk otellerin, aldıkları hizmetin kalitesini seviyorlar. 10 yıllardır iki ülke arasında çok derin ilişkiler kurulmuştur.”

Son yıllarda olumsuz gelişmeler yaşandığına işaret eden Fiebig, Türk-Alman turizminde 2014’ten sonra bir düşüş olduğuna işaret etti.

Fiebig, “10 yıllardır şöyle bir durumla karşı karşıya kaldık. Çok önemli bir konu var, o da güvenlik konusu. Yaşanan terör saldırılarından sonra güvenlik konusu ön plana çıktı. Şanslıyız ki çok kısa zamanda normale dönüldü” dedi.

“Medyadaki olumsuz haberler için bakanlık harekete geçmeli”  

Türkiye ile ilgili medyada yer alan olumsuz haberlerin sonlanması gerektiğine işaret eden Fiebig, “Bu boyutta ve bu çapta olumsuz haberler yapılmaya devam ettiği sürece, destinasyonun giderek bundan daha fazla etkileneceğini söyleyebilirim. Biz müşterinin kararını değiştiremeyiz ama onların Türkiye algısını değiştirebiliriz. Bakanlığın bu anlamda harekete geçmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

 

Rusya’dan 500 bini bizden 3 milyon turist gelecek

Thomas Cook-Rusya Intourist  Direktörü Chavdar Stoyanov – “2017 yılında Rusya’dan Türkiye’nin güneyi ve batı sahillerine toplamda 2.5-3 milyon tatilci gideceğini öngörüyoruz. Bunun 500 binini Intourist olarak biz göndereceğiz. Rusya artık resesyonda değil, ama ekonomik olarak hâlâ zayıf. Bu nedenle insanları motive etmek gerekir.”

Thomas Cook Intourist Direktörü Chavdar Stoyanov


6. Uluslararası Resort Turizm Kongresi kapsamında gerçekleştirilen “Pazarlarda Durum” başlıklı panele konuşmacı olarak katılan Thomas Cook-Rusya Intourist Direktörü Chavdar Stoyanov, Rusya pazarını  domine  eden  beş büyük tur operatöründen biri olduklarını  ve pazarda yüzde 20’ye yaklaşan  payları olduğunu belirterek, şunları  söyledi:

“Siyasi krizin bittiğini söyleyebiliriz. Artık işimize bakmalıyız. Türkiye destinasyonunun alternatifi yok. Ruslar her hangi bir nedenden dolayı Türkiye’ye gelemediği zaman Soçi ve bir-iki yer dışında gidebilecekleri fazla yer yok. Rus turistler Türk yemeklerini seviyor. Havanızı, güneşinizi seviyor, tesisleriniz kaliteli. Üstelik fiyatlarınız da son derece cazip. Tüm bunları üst üste  koyunca Rus turistin Türkiye’yi neden sevdiğini  ve neden bu destinasyondan vazgeçmediğini anlamamız kolaylaşıyor. Gelecek sezona  ilişkin aldığımız sinyaller son derece olumlu.Eylül ayında Türkiye satışları açıldı ve Ruslar Türkiye’ye gitmeye  başladı. Bu yıl Rusların çoğu tekrar Türkiye’ye gelecek. 2017 yılında Rusya’dan Türkiye’nin güneyi ve batı sahillerine toplamda 2.5-3 milyon tatilci gideceğini öngörüyoruz. Bu nedenle uçuşlar desteklenmeli. Rusya artık resesyonda değil, ama ekonomik olarak hâlâ zayıf. Bu nedenle insanları motive etmek gerekir.

Bu yıl yaşanan uçak krizi sonrası ilişkiler bir yandan  normale dönerken öbür yandan  Türk hükümetinin tur operatörlerine verdiği yakıt desteğinin devam  ediyor olması gelecek  yıla ilişkin umutlarımızı arttırıyor.  Intourist  olarak 2017  için Türkiye’ye göndereceğimiz turist sayısını 500 bin olarak hedefledik. Bu  son derece  gerçekçi  bir hedeftir.

Rus tatilciler Türk pazarını yakından tanıyor. Normal zamanlarda Türkiye’ye 4 milyonu aşkın turist geliyor. Türkiye fiyat/kalite dengesi açısından Rus turistin beklentilerini karşılıyor. Rus turistin Türkiye’yi tanıyor olması, bu pazarda fiyat/kalite dengesini yakalamış olması ve Türkiye’nin alternatifinin olmamasından hareketle belirlediğimiz hedefin gerçekçi olduğunu söylemek istiyorum.”

Stoyanov daha sonra gazetecilerle görüşürken de 2017 için Türkiye ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Kendilerine koydukları hedefi uçak krizi ertesindeki iki ülke arasında yaşanan olumlu gelişmelere ve Rus tatilcilerin Türkiye’ye olan ilgilerine dayandırdıklarını söyledi.

Stoyanov, Intourist’in diğer tur operatörlerinden farklı olarak Antalya’nın yanı sıra diğer bölgelere, özellikle Marmaris’e önem verdiğini kaydetti. Bu bölgelerde ciddi büyüme gösterdiklerine işaret eden Stoyanov, “Türkiye politikamız bu şekilde devam edecek. Yaşanan gelişmeler ve ortaya çıkman tablonun da lehimize olduğunu düşünüyoruz. Onun için hedeflerimiz gerçekçidir” dedi.

Xxxx

Kutu…kutu

Intourist kaç kişi getirmişti?

2017 yılı için Türkiye’ye 500 bin turist göndermeyi hedefleyen Intourist, 2014’te Antalya’da yüzde 100, Marmaris’te yüzde 290 büyüyerek 2015 yılında Antalya’ya 250, Marmaris’e 60 bin turist göndermişti. Intourist Türkiye yöneticileri hedefleri ile ilgili olarak otelcilerle konuştuklarını, bu konuda otelcilerden destek aldıklarını belirtiyorlar. “Otelci ve tur operatörleri Rusya’da yaşanan olaylardan sonra bu pazarda gerçekçi olmalı” diyen Intourist yöneticileri, pazarın eski haline gelmesi için herkesin bu dönemde fedakarlık yapması gerektiğine dikkat çekiyorlar.

Türkiye İskandinav pazarında dramatik biçimde geriliyor

Bastıyalı Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bastıyalı –  “İskandinavlar verimliliği artırma gerekçesiyle küçük tur operatörü kıyımında belki de öncü konumdadırlar. Burada milli tur operatörlerinin bir çoğu küreselleşmiş iki grup olan TUI ve Thomas Cook’un TUI Nordic ve Thomas Cook Northern Europe adıyla faaliyet gösterirken, bir de Yunan işadamının kurduğu Apollo Resor de önce Kuoni, sonra DER Turistik bünyesine katıldı. Bunların yanında bir de Detur var. Bu dört grup neredeyse pazarın yüzde 60’ını elinde tutuyor.”

Bastıyalı Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bastıyalı

 

6’ncı Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nin ‘Pazarlarda Durum’ oturumunda İskandinav pazarının en eskilerinden ve halen en etkili firmalarından olan Bastıyalı Turizm Başkanı Mehmet Bastıyalı, Türkiye’nin hızla güç kaybettiği İskandinav pazarındaki durumu değerlendirdi.

 

Mehmet Bastıyalı kongrede şunları söyledi:

 

“İskandinav ülkelerindeki tur operatörlerine bir göz atacak olursak; milli tur operatörlerinin bugün büyük bir çoğunluğunun küreselleşmiş büyük grupların içinde yer edindiklerini görmekteyiz.

 

Başka bir deyişle TUI ve Thomas Cook Grupları içinde faaliyet gösteren İskandinav tur operatörleri TUI Nordic ve Thomas Cook Northern Europe isimleri altında faaliyet gösterirken, Yunanistan uzmanı olarak bir Yunan işadamı tarafından İsveç sermayeli bir şirket olarak kurulmuş olan Apollo Resor ise önceleri Kuoni grubuna, sonradan da DER Turistik bünyesine katılarak artık İskandinav sermayesi altında faaliyet göstermemektedir. Bunların yanında Detur olumlu yönde gelişme kaydetmektedir. Zaten bu dört grup neredeyse pazarın yüzde 60’ını elinde tutuyor.

 

TUI Nordic ve Thomas Cook Northern Europe gibi iki gurup, zamanla satın alarak bünyelerine kattıkları onlarca küçük çaplı milli tur operatörünü kapatıp yok ederek, kısmen rekabet sorununu ortadan kaldırırken, kârlılıklarını da o oranda artırdılar. Her ne kadar bu durumu orta Avrupa ülkelerinde görsek de, İskandinavlar verimliliği artırmaya yönelik yaptıkları küçük tur operatörü kıyımında belki de öncü konumdadırlar.

 

Türkiye’nin bu pazardaki durumuna gelirsek. 2014’te yüzde 5,5 gerileyen İskandinav pazarı 2015’de de aynı oranda geriledi. Ancak 2016’da çok dramatik bir gerilemeyle karşı karşıya kalındı. İskandinav ülkelerinden Antalya’ya gelen turist sayısı 2015’de takriben 750.000 iken, yüzde 47’lik bir gerileme ile 2016’da takriben 400.000 olarak gerçekleşti.

 

Ülke geneline bakacak olursak, tüm pazarlardaki düşüş oranı yüzde 45,2 iken, İskandinav pazarlarındaki düşüş yüzde 47’ye ulaştı.

 

Türkiye ile ilgili görüşünü sorduğum Thomas Cook Northern Europe Satış ve Pazarlama Müdürü, durumu şöyle özetledi.

  • Türkiye’ye yönelik satışlar, geçen seneki aynı dönem içi satışlarla kıyasladığımızda belirgin bir şekilde düşük kalıyor.
  • Bu talebin düşmesinde, Türk turizm endüstrisinin hiçbir kusuru yoktur.
  • Talebin dramatik bir şekilde düşüş göstermesinin nedenlerinden biri güvenlik sorunudur. İskandinav ülkelerinde artık hiç kimse Türkiye’nin güvenli bir turizm destinasyonu olduğu kanaatinde değildir.
  • Diğer bir neden ise, ülkenizdeki üst düzey politik çevrelerin davranış ve söylemleriyle ilgili olup bu gibi kişilerin tutumları, Türk turizmini olumsuz etkiliyor. Bu, benim şahsi fikrim değil, gerçekleri yansıtan bir tespittir.

Türk turizmi geçmişte de çok badireler atlatmış, sıkıntılı dönemlerden geçmiştir. Bugün her ne kadar içinde bulunduğumuz durum iç açıcı olmasa da, yaşanmakta olan olumsuzlukların giderilmesi durumunda, hızlı bir toparlanma süreci yaşayacağımıza inancım tamdır.”

Türkiye’nin sorunu güvenlik değil algı

TUI Yönetim Kurulu Başkanı Friedrich Joussen – “Terör saldırıları nedeniyle insanların Türkiye’den vazgeçtiklerini görüyoruz. Ben bunun bir algı sorunu olduğunu düşünüyorum. İstatistiklere baktığımızda, Almanya’da evden havalimanına giderken ölen insan sayısının, Türkiye’deki terör saldırılarında ölen insan sayısından daha fazla olduğunu görüyoruz.”

Friedrich Joussen / TUI Yönetim Kurulu Başkanı

“Bizim ana rezervasyon dönemlerimiz ocak, şubat ve mart ayları. Bu dönemde özellikle ailelerin rezervasyon yaptığını görüyoruz. Bu süreçte Türk partnerlerimizin iş birliğine ihtiyaç duyacağız”

“Türkiye talebinde bir değişiklik oldu. Türkiye rezervasyonları kısa vadeli ve son dakika endeksli olmaya başladı.  Önemli olan uzun vadeli talebin canlanmasıdır.”

24-25 Kasım tarihleri arasında Antalya’da düzenlenen 6. Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nin ana konuşmacısı olan TUI Yönetim Kurulu Başkanı Friedrich Joussen, Türk turizmcilere önemli mesajlar verdi.

Türkiye’nin TUI açısından önemine değinerek konuşmasına başlayan Joussen, ”2016 yılı hepimiz açısından zorlu bir yıldı. Birlikte geçirdiğimiz 30 yıl içerisinde Türkiye’de önemli dostluklar kurduk. 2016 gibi zorlu bir sezonda bile 1 milyonu aşkın müşterimiz buraya geldi. Eskiye kıyasla düşük bir sayı ama hala ciddi bir rakam. Türkiye’de 5 bin çalışanımız var, dolayısıyla burada güçlü bir işveren de olduğumuzu söyleyebilirim” dedi.

2016’nın zor bir yıl olduğuna vurgu yapan Joussen, “Bu destinasyonda çalışanlarımıza teşekkür etmek istiyorum. Kesinlikle kolay bir yıl değildi. Ama buraya gelenler istisnasız çok mutluydu ve müşteri memnuniyeti geçmiştekinden daha yüksekti” şeklinde konuştu.

Joussen, konuşmasının devamında şunları söyledi:

”Geçen sene dünyada 1.2 milyar insan tatil yaptı. Bu rakam, bir önceki yıla kıyasla yüzde 4 daha büyük. Turizm 280 milyon çalışan ile istihdamda dünyadaki en büyük sektörlerden birisi. Örneğin, Antalya’da turizmde çalışan insan sayısının otomotivde çalışandan daha fazla olduğu bir gerçek. Buna sadece destinasyon olarak bakmamak lazım. Bunun  bir de kaynak pazar ayağı var.”

 

”Turizm uluslararası eşitsizlikleri gidermede etken” 

“Turizm, uluslararası eşitsizlikleri gidermekte en büyük yardımcıdır” diyen Joussen, “Çünkü kuzeyin insanları ile güneyin insanları arasında bir bağ oluşturuyor. Eşitlik sağlanmazsa ne gibi sorunlar olabildiğini hepimiz görüyoruz. Mısır ve Tunus’ta sorun yaşanabiliyor çünkü burada eşitlik sağlanamıyor. Turizm bölgelerine giden insanların savaş yanlısı olduğunu düşünmüyorum. Dolayısıyla tatilci sayısının artması barışın gelişmesine de katkı sağlayacak” şeklinde konuştu.

Türkiye’deki otellerin çok modern ve misafirlerin yüksek beklentilerine cevap verecek düzeyde olduğunun altını çizen TUI Başkanı, “İspanya’da turizme başladığımızda, İspanyol otellerin Türkiye’deki otelleri kıskandığını görüyorduk. Biz, TUI olarak bu konuya çok önem veriyor, otellerde ve diğer birimlerde çalışan personelimizi kendimiz eğitiyoruz” dedi.

”Türkiye’nin güvenlik değil  bir algı sorunu var”

Güvenlik sorununa da değinen Joussen, şöyle devam etti: “Güvenlik devletin görevidir ve bunu özel sektöre yükleyemezsiniz. Türkiye’deki güvenlik durumunun da stabil olduğunu düşünüyoruz. Türkiye ile ilgili bir seyahat uyarısı şu anda söz konusu değil. Ancak, örneğin, Kuzey Avrupa ve İngiltere’de algının şu şekilde olduğunu görüyoruz: Yaşanan terör saldırıları nedeniyle bir güvensizlik söz konusu. İnsanların bu nedenle Türkiye’den vazgeçtiklerini görüyoruz. Ben bunun bir algı sorunu olduğunu düşünüyorum. İstatistiklere baktığımızda, Almanya’da evden havalimanına giderken ölen insan sayısının, Türkiye’deki terör saldırılarında ölen insan sayısından daha fazla olduğunu görüyoruz. Güvenlik tehdidi direkt Türkiye’yi ilgilendiren bir konu değil. Bunu Avrupa da deneyimledi. İstanbul’da yaşanan terör saldırısından dolayı, ‘İstanbul’a gitmem’ diyen insan, Brüksel’de yaşanan saldırının ardından ‘Brüksel’e gitmem’ dedi mi? Demedi. Demek ki Türkiye konusunda ciddi bir algı problemi var.”

“Müşteri sayımız düşse de Türkiye bizim için çok önemli”

Joussen konuşmasının devamında şu noktalara işaret etti:

“2016 yılını saymazsak, Türkiye turizmi çok önemli bir büyüme sağladı. Turizmde çalışan 2 milyon insan var, ülkede yapılan tüm yatırımların yüzde 10’u turizmde. Biz de şirket olarak bu ekonomik faaliyetlere katkı sağlıyoruz. Türkiye bizim  üçüncü büyük destinasyonumuz ve bu bizim için çok önemli. Normal bir sezonda ortalama 2 milyon kişiyi Türkiye’ye getiriyoruz. Bu yıl bu sayı 1 milyon olarak gerçekleşecek. Peki eski başarılı günlere dönmek için neler yapmalıyız? Birinci olarak Rusya pazarının açılması önemliydi. Çünkü, Rusya vizesiz işleyen, güçlü bir pazar. Ruslar tatillerini kısa sürede planlayan seyahatçiler, bu nedenler pazar kısa ksürede eski haline gelecektir.”

 

“Türkiye rezervasyonları kısa vade ve son dakika endeksli”

Tatilcilerin planlamalarını artık daha kısa sürelerde yaptıklarına da işaret eden Joussen, “Erken rezervasyonun daha az yapıldığını görüyoruz. Ocak, şubat, mart aylarında iyi bir planlama yaparsak, kısa vadeli tatil planlamalarında da bir başarı sağlayabileceğimizi düşünüyorum. Bizim ana rezervasyon dönemlerimiz ocak, şubat ve mart ayları. Bu dönemde özellikle ailelerin rezervasyon yaptığını görüyoruz. Bu süreçte Türk partnerlerimizin iş birliğine ihtiyaç duyacağız. Birlikte çalışarak başarabiliriz. Bu şekilde 2017, 2016’dan daha iyi olacaktır. Türkiye talebinde de kıpırdanma var, ancak Türkiye talebinde bir değişiklik oldu. Türkiye rezervasyonları kısa vadeli ve son dakika endeksli olmaya başladı.  Önemli olan uzun vadeli talebin canlanmasıdır” dedi.
Türkiye’den müşteri memnuniyeti yüksek
Konuşmasında Türkiye’de 30 yılı aşkın bir süredir dostluklar kurduklarını anlatan Joussen, “Bu ülkede iş birliklerimiz çok fazla, 27 otelimiz var. Bizim çalıştığımız yaklaşık 330 bin misafirimiz var. 2016 sezonu gibi zayıf bir sezonda bir milyonu aşkın müşterimiz buraya geldi.” dedi.

 

“Bu yıl Türkiye’ye gelen müşterilerin hepsi çok mutluydu.” ifadesini kullanan Joussen, dünyada geçen yıl yaklaşık 1,2 milyar insanın uluslararası seyahat yaptığını ve seyahat sektörünün sürekli büyüdüğünü kaydetti.

Friedrich Joussen, insanların Türkiye ile ilgili algısını değiştirmek konusunda faal olmak gerektiğini, Türkiye’nin turizm piyasası konusunda güven sağladığını da sözlerine ekledi.

 

 

Zor dönemi dostlarımızla aşacağız

Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı –
6. Uluslararası Resort Turizm Kongresi ve kongre kapsamında düzenlenen ‘Türk-Alman Turizm Forumu’nda yurtdışından gelen tur operatörlerini dinleyen Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, “Almanya ve Rusya ile tarihi bağlarımız var. Sıkıntıları birlikte aşacağız” dedi ve tur operatörlerinin Türkiye ile işbirliği konusundaki samimiyetleri için teşekkür etti.

Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, “2016 yıl zor bir yıl oldu ama aynı zamanda dersler çıkardığımız bir yıl oldu” dedi.

Antalya’da Adalya Elite  ve Barut Lara Otellerinde 24-25 Kasım’da gerçekleştirilen 6. Uluslararası Resort Turizm Kongresi ve Türk-Alman Turizm Forumunda sektörün yerli ve yabancı temsilcileri ile bir araya gelen Bakan Nabi Avcı “Turizmin önünü açacak her türlü faaliyet, proje ve programın başarıya ulaşabilmesi için sektörümüzle sektör temsilcilerimizle yerli ve yabancı paydaşlarımızla sürekli istişare halindeyiz” dedi.
“Turizm sektörünün bu zor döneminde sizlerin görüş ve önerilerinin dile getirilmesi açısından kongre önemli bir vesile oldu” diyen Avcı yurtdışından gelen tur operatörleri ve kurum yöneticilerine seslendi.


Güvenlik sorunu her yerde

“Dost ülke olarak bildiğimiz ve kültürel bağlarımız olan Almanya gibi ülkelerde Türkiye hakkında çıkan olumsuz haberlerde Türkiye’nin güvensiz bir ülke olarak gösterilmesi bizi üzüyor” diyen Avcı, “Hepimiz terörizmin küresel bir olgu olduğunu biliyoruz. Doğru. Ama başka yerlerdeki terör saldırıları Türkiye’deki kadar gündem oluşturmuyor. Niye oralardaki olaylar fazla gündem oluşturmuyor demiyorum. Neden Türkiye’dekiler çok fazla gündem oluşturuyor, onu soruyorum. Bunun örneklerini geçmişte de yaşadık. Örneğin Gezi olayları benzeri olaylar olaylarla ilgili olarak canlı yayınlar yapıldı. Ancak Hamburg’da Paris’te de benzer olaylar oldu. Ama oralardan benzer yayınlar olmadı” şeklinde konuştu.


“Desteğe devam edeceğiz”

Konuşmasında “Yerli ve yabancı partnerlerimizle sürekli istişare halindeyiz” diyen Avcı, söyledi: “Yaşanan olumlu olumsuz bütün gelişmelerde kamuoyu olarak bizim de payımız var. Dile getirilen öneri talepleri dikkate almaya çalışıyoruz. Örneğin, 2017 yılında da uçak desteğini geliştirerek sürdüreceğiz.”

“Ürünümüzü ucuzlatmamalıyız”

“Ürünümüzü ucuzlatmamalıyız” uyarısı yapan Avcı, “2016 yıl zor bir yıl oldu ama aynı zamanda dersler çıkardığımız bir yıl oldu. 2016’ya kadar tanıtım konusunda rutine bağlandığımızı gördük. Deniz-kum-güneşe dayalı tek bir tanıtım yerine tek tek destinasyonları tanıtacak bir stratejiye ihtiyaç olduğunu gördük. Bundan sonra tanıtım çalışmalarımız bu

yönde olacak” diye konuştu.

 

“2017 ve sonrası daha iyi olacak”

“İçinde bulunduğumuz şartlarda fiyatlarda yaptığımız ayarlamalar, fiyat düşüşleri gerçekten bir çare mi? Yoksa ileride bizi sıkıntıya sokacak, geçici, çok da yararlı olmayan, etkilerini çok iyi bilmediğimiz bir uygulama mı bunu iyi düşünmemiz gerektiğini, açıkçası ürünümüzü ucuzlatmamamız gerektiğini düşünüyorum” diyen Bakan Nabi Avcı, 2016 yılının herkes için zor bir yıl olduğunu belirtti.
Sektör ve hükümet olarak çıkardıkları derslerin başında, bugüne kadar hem pazarlar hem sunulan ürünler itibarıyla kendilerini bir paranteze hapsettiklerini görmelerinin gelidğine değinen Bakan Avcı, “İşin biraz da rehavetine kapılarak otomatiğe bağlanmış bir biçimde, deniz, kum, güneşi sanki Türkiye’nin sunabileceği yegane ürünmüş gibi algılanmasına en azından fırsat verdiğimizi, bunun yanlış olduğunu, Türkiye’nin bunun da ötesinde çok farklı ürünleri sunma kapasitesine ve potansiyeline sahip bir ülke olduğunu önce kendimizin sonra da muhataplarımızın bilmesi gerektiğini ifade etmek isterim.İnşallah sizlerin de katkılarıyla 2017 ve sonrası bugünkünden çok daha iyi durumda olacaktır” dedi.

Türk- Alman Turizm Forumu’nda gerçekler ilk ağızlardan konuşuldu

 

Türk- Alman Turizm Forumu

Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı:
Söz alan ve almayan dostlarımıza çok yararlı ve kritik tespit, eleştiri ve önerileri için teşekkür ederim. Ben ve arkadaşlarım daha önce de bazıları dile getirilenleri not ettik.

Türk- Alman Turizm Forumu

DRV Başkanı Norbert Fiebig:
T
ürk turizmi ile dayanışma göstermek için geldik. Türkiye’nin Almanya için ne kadar önemli bir ülke olduğunu konuşmaya gerek yok, rakamlar ortada.

TÜROFED Başkanı Osman Ayık:
İptal edilen DRV kongresinin yarattığı olumsuz havayı kırmak amacıyla gerçekleştirilen bu toplantıya gelen DRV üyeleri ve Alman dostlarımıza teşekkürler.

AKTOB Başkanı Yusuf Hacısüleyman:
Alman seyahat endüstrisi bu zor günümüzde gereken dayanışmayı gösterdiği için teşekkür ederim. Her zaman olduğu sektör aktörleri olarak bizler yine önemli iş yaptık.

 

Uluslararası Resort Turizm Kongresi Danışma Kurulu, Alman Seyahat Birliği (DRV)’nin kongresini  TÜRSAB evsahipliğinde Kuşadası’nda yapacakken iptal etmesi üzerine, bunun Türkiye’nin turizmde en büyük pazarı Almanya’da neden olacağı olumsuzluğu gidermek amacıyla harekete geçti ve Almanya’ya giderek DRV yöneticileri ile görüştü.

İptal edilen DRV kongresi yerine

Görüşmede DRV kongresinin iptalinin neden olacağı sıkıntılar konuşuldu. Buna çözüm olabilecek çalışmanın ne olabileceği konuşulurken Antalya’da yapılacak 6. Uluslararası Resort Turizm Kongresi gündeme geldi. Bunun üzerine DRV Başkanı ve yönetim kurulu üyeleri ile Almanya’nın önemli tur operatörleri ve seyahat acentelerinin sahip ve yöneticilerinin katılacağı bir toplantı yapılarak Alman kamuoyuna mesaj verilebileceği kararlaştırıldı.

Bakan sektörü dinledi

  1. Uluslararası Resort Turizm Kongresi kapsamında Antalya Lara’daki Adalya Elite Otel’de gerçekleştirilen ‘Türk-Alman Turizm Forumu’ bu zeminde çok önemli bir işlev gördü.

Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, yanına Antalya Valisi Münir Karaloğlu ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’i de alarak Almanya’dan gelen DRV yöneticileri ve tur operatörleri ile Türkiye’nin her bölgesinden 16 otelcilik derneği başkanının katılımı ile yapılan ‘Türk-Alman Turizm Forumu’na katıldı.

Toplantının açılışını yapan Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı ve Uluslararası Resort Kongresi Danışma Kurulu Üyesi Yusuf Hacısüleyman “Alman seyahat endüstrisi bu zor günümüzde gereken dayanışmayı gösterdiği için teşekkür ederim” dedi.

Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık da Kuşadası’nda iptal edilen DRV kongresinin yarattığı olumsuz havayı kırmak amacıyla gerçekleştirilen bu toplantının önemli olduğuna işaret ederek  “Sağolsunlar DRV üyeleri ve Alman dostlarımız da kırmayıp geldiler. Bu olumsuz havayı nasıl kıracağımıza ilişkin önerilerinizi almak isteriz” diye konuştu.

“Türkiye bizim için de önemli”

Daha sonra ilk sözü alan Alman Seyahat Birliği (DRV) Başkanı Norbert Fiebig, “Türk turizmi ile dayanışma göstermek için geldik” diyerek şunları söyledi:

Türk-Alman turizminde kötü geçen 2016 sezonunun analizini yapmak ve güncel durumu konuşmak için böyle bir forum düzenlendi. Yüzde 40’lara varan erken rezervasyonları konuşmak ve ortaklığımızı pekiştirmek için buradayız. Türkiye’nin Almanya için ne kadar önemli bir ülke olduğu konusunda çok konuşmaya gerek yok rakamlar ortada. Türkiye’nin Almanlara sunduğu turizm ürününün dünyanın hiçbir yerinde sağlanamadığını görüyoruz. Türkiye’nin yerine konabilecek bir ürün yok.

Türkiye’ye dönük turist düşüşünde güvenliğin başrol oynadığına dikkat Fiebig, önemli bir konuya daha dikkat çekti. ”Karşı karşıya kaldığımız yeni bir fenomen var. İnsanlar bir destinasyonla ilgili karar verirken, demokrasi, insan hakları ve özgürlükleri de göz önünde bulunduruyor. Bu yeni bir fenomen. Bunu hafife alamayız.

Bakan Avcı da Türkiye turizminin marka şehri Antalya’da olmaktan duyduğu memnuniyeti ve katkısı olanlara teşekkürlerini bildirdi. DRV Başkanı Fiebig’in çizdiği çerçevenin sevindirici olduğunu belirten Avcı, bunun gerçeklik de kazanması gerekir dedi.

Nizamettin Şen: PKK-FETÖ lobisi

Türk-Aman Turizm Forumu’nda söz alan Antalya Tanıtma Vakfı (ATAV) Başkanı Nizamettin Şen, birinci önceliğin terörün yanında siyasal konjonktürdeki değişiklikler olduğuna dikkat çekti. “Almanya’da karşımızda müthiş bir lobi faaliyeti var. Biri Almanya da bütün kanallara giren PKK lobisi, diğeri FETÖ lobisi. Bunları gözden kaçırırsak sorunlar devam edecek. Bu durumdan yalnız biz değil Alman dostlarımız da büyük paralar kaybediyor. Bu nedenle birlikte yeni şeyler geliştirmek gerekir. Çok hızlı biçimde yeni oluşumlar yaratmalıyız. Burada Alman ve Türk sivil toplumuna görevler düşüyor” dedi.

Alman tatilci otelden memnun ama…

Daha sonra Almanya Turizm Araştırmaları Merkezi Başkanı Armin Vielhaber söz aldı. Vielhaber şunları söyledi: “Almanların yüzde 80’i henüz Türkiye’de tatil yapmamış. Bu önemli bir potansiyel. Yeni bir başlangıç yapmamız gerekir. Ocak ayında Alman tatilciler Türkiye’de ne arıyor, ne istiyorlar diye 9 bin kişi ile bir anket yaptık. Alman tatilciler Türkiye’de otellerden aldıkları hizmetlerden memnun. Ama ülkenin günlük yaşamındaki sorunlarından endişeli. İnsanların durumu, özgürlükler, kadınların durumu hakkında bilgi akışına izin verin.”

Kadir Uğur: Sorun siyasi

Merkezi İsviçre’de olan Bentour Reisen sahibi Kadir Uğur, “Çok acil lobi faaliyetine girişmemiz gerekir” diyerek başladığı konuşmasında şu noktalara dikkat çekti:

“Sığınmacılar için 10 milyar dolar harcayan bir ülke turizm için 4-5 milyon avro değil, 150-200 milyon harcamalı. 150 – 200 milyon vermezsek 20 milyarı alamayız. Acenteleri, tur operatörlerini, buradaki otelleri motive etmek gerekir. Ateşin üzerine birkaç damla ile değil kova ile gidersek söndürebiliriz. Golfçüleri Türkiye’ye getirmek istedim. Ama gelmek istemediler. Sorunun güvenlik olmadığını Türkiye’deki rejim olduğunu söylediler.”

Türk-Alman Turizm Forumu’nda söz alan Björn Conrad (Schauinsland), Reiner Jansen (TJC), Monika Urbschafdt (Alltours), Thomas Bösl (RTK) yaptıkları konuşmalarda durumun kötü olduğunu, bunu değiştirmek için iki ülkedeki sektör kuruluşları, firma sahip ve yöneticileri ile kamu yönetimlerinin birlikte çalışması gerektiğini söylediler.

Konuşmacıları dinledikten sonra yeniden söz alan Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı ise şunları söyledi:

“Bütün söz alan ve almayan dostlarımıza çok yararlı ve kritik tespit, eleştiri ve önerileri için teşekkür ederim. Ben ve arkadaşlarım daha önce de bazıları dile getirilenleri not ettik.”
Türk-Alman Turizm Forumu yurtdışı katılımcıları

Norbert Fiebig            DRV Başkanı

Dieter Lohneis            DRV Yöneticisi

Alexander Schulten    DRV Yöneticisi

Volker Adams            DRV Yöneticisi

Günter Ihlau               UNWTO

Thomas Bösl               RTK

Ralph Schıller             RTK

Mario Krug                 lMX

Hicabi Ayhan             FTI

Monıka Urbschat        Alltours

Mıchael Rabe              BTW

Raıner Jansen             TCJj GmbH

Songül Göktaş Rosati            Thomas Cook-Öger Tours

Armin Vielhaber         Institute for Tourism and Development

Claudia Mitteneder    Institute for Tourısm and Development

Klaus Hildebrandt      FVW Editörü

Florian Hölzen            FVW

Kamil Özil                  Meeting Point Turkey

Hikmet Atilla              Rafinesse Travel

Önder Sancarbarlaz    Sancarbarlaz Tours

İsmail Algın                LMX –ITS Turkey

Deniz Uğur                 Bentour

Kadir Uğur                 Bentour

2016’da yaşananlar 30 yılda öğrendiklerimizi unutturdu

FTI Genel Müdürü Ralph Schiller, 6. Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nde Türk turizmcilere mesajlar verdi. Schiller, özellikle henüz kararını vermemiş tatilciler için Türk ve Alman turizmcilerin sıkı işbirliği yapmalarının öneminin altını çizdi.

FTI Genel Müdürü Ralph Schiller

Bu yıl Türkiye kapasitesini daraltmadığı için karlı çıkan Almanya seyahat pazarının dördüncü büyük grubu FTI’nin genel müdürü Ralph Schiller, 6. Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nde konuştu.

 

Kriz yılı 2016’dan ne öğrenildiğinin kongredeki konuşmalarda dile getirildiğini söyleyen Schiller, bu yıl yaşanan hızlı gelişmelerin son 20-30 yılda öğrendiklerimizi unutturduğunu belirtti.

 

Türkiye, Mısır, Belçika gibi farklı ülkelerdeki terör saldırılarının sadece Almanya değil, Avusturya, Belçika, Hollanda’daki müşterilerde de korku oluşturduğuna dikkat çeken Schiller, güvenliğin ön plana çıktığı bir yıl yaşandığının altını çizdi.

 

Talep ve rezervasyonlarda sert düşüşler olduğunu ifade eden Schiller, “Ancak özellikle ailelere başta olmak üzere ocakta şubatta tatil kararı verecek olanlar henüz kararlarını vermediler” dedi. Schiller, özellikle bu kesimin kazanılması için adımlar atılmasının önemine değindi.

 

Güvenlik kaygısı her yerde

 

Güvenlik kaygısı sonucunda Avrupa içi seyahatlerde artış yaşandığına da değinen Schiller, “Ama Türkiye özel bir yere sahip. Farklı tur operatörleri Türkiye’ye farklı bakış açıları ile yaklaşıyorlar. Biz çok erken Türkiye’deki toparlanmayı öngördük ve hızlı hareket ettik. Türkiye çalışmaları için personel kadromuzu büyüttük. Böylece Türkiye talebinden daha çok pay aldık” dedi.

 

Schiller, politik gelişmeler bir yana Alman ve Türk turizmcilerin işbirliklerini güçlendirmelerinin önemine dikkat çekerek, “Bizlerin sektör partnerleri olarak yakın ilişki ve sıkı diyalog halinde çalışmamız çok önemli” dedi.

 

Türkiye kapasitemizi artırdık

 

Ralph Schiller, FTI’nin, 2017’de Türkiye’ye yönelik daha etkin bir yol izleyeceğini belirterek, uçuş kapasitesini iki katına çıkaracaklarını Türkiye’deki anlaşmalı otelleri arasına sekiz 5 yıldızlı otelin yanı sıra 21 otel daha eklediklerini söyledi.

 

İspanya’daki portföyüne 75 otel daha ekleyeceklerini söyleyen Schiller, Bulgaristan ve Kıbrıs’a yönelik kapasite ve uçak kapasitelerini artıracaklarını Fas’a yönelik programlarında Agadir destinasyonuna haftada 7 olan uçuş sayısını 12 uçuşa yükselteceklerini, 16 yeni oteli portföylerine eklediklerini bildirdi.

 

Schiller,  FTI’ın bir yıl önce kurduğu yeni otel markası Labranda’nın dünya genelindeki ağını 7 farklı destinasyonda açtığı 41 otel ile genişlettiğini söyledi

Türk havayolu şirketlerini gelecekte önemli riskler bekliyor

Corendon Havayolları Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Karaer, 6. Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nde havacılık sektörünün önündeki güçlükler ve risk faktörlerini anlatırken, sorunların AB bölgesi ile sınırlı olmadığını belirterek, İran pazarında da sorun olduğunu, risklerin turizme yansımaları olacağın söyledi.

Corendon Havayolları Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Karaer

6’ıncı Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nde konuşan Corendon Havayolları Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Karaer, krizin havayollarını nasıl etkilediği ve Türk bayraklı havayolu şirketlerinin karşı karşıya olduğu zorluklar ve riskleri anlattı.

 

Havacılığın dünyada yüzde 4 büyürken, Türkiye’de yüzde 7,5 büyüdüğüne işaret eden Karaer, Türkiye’de 530 uçağın 350’sinin THY’nin 180’sinin diğer şirketlerin filosunda yer aldığı bilgisini verdi.

 

Havacılıkta Türk bayraklı şirketleri zorlayan yeni gelişmeler ve risklere işaret eden Karaer, gelecekte Türk havayolu şirketlerinin karşılaşabileceği güçlükleri örnekleri ile anlattı.

 

“Karbon vergisi gelecekte risk yaratabilir”

 

Avrupa Birliği’nde karbon tüketimi ile ilgili getirilmek istenen vergilerin risk oluşturduğunu ifade eden Karaer, tepkiler sonucu henüz uygulanmadığını ancak bunun destinasyonlara ek maliyet yükü getireceğini belirtti.

 

“TCO sertifikası engeli de çıkabilir”

 

Türk bayraklı havayollarının önünde Avrupa Birliği’nin ilişkide olduğu birlik dışından ülkelere uyguladığı TCO sertifika engeli de çıkabilir. Biz aldık ama bu kapı ne zaman kapanır, ne zaman aralanır bilemeyiz.

 

“5. Trafik Hakkı bizi zorluyor”

 

“5. Trafik Hakkı” konusuna da değinen Karaer, bunun da korkulan konular arasında yer aldığını belirtti. Bir Avrupa ülkesinde mevcut firmaların yeterli uçuş ağı olmaması halinde Avrupa’dan bir başka ülkeden firmanın gelerek Türkiye’ye uçabileceğini söyledi. Karaer, Türk bayraklı havayolu şirketlerinin bu durumdan da olumsuz etkileneceğini belirtti.

 

“Avantajlar riske dönüşüyor”

 

Karaer, “Bu gelişmelerle birlikte hem tur operatörlüğümüzü hem havayolu ayağımızı geliştirdik. Riskleri ve sorunları daha rahat aşılabilmek adına Hollanda’da Türk bayraklı havayolu şirketimizi kurduk. Ancak önceleri avantaj olarak düşündüğümüz noktaların karşımıza risk olarak çıktığını gördük” dedi.

 

Kriz döneminde aldıkları önlemleri de sıralayan Karaer bu nokta da mevcut risk faktörlerinin karşılarına çıktığını kaydetti. Karaer şöyle devam etti: “11+2= 13 uçaklık program yapardık. 2016 krizi ile 2 kiralık uçağı iptal ettik. Bir uçağımızı da kiraya verdik. 10 uçakla operasyon yaptık. Bir uçağımızı da Corendon Hollanda’ya verelim dedik ama Türk bayraklı uçakla kendi şirketimize de çalışamayacağımız söylendi. Avrupa Birliği böyle bir tutum içinde.”

 

“İran pazarında permi sorunu yaşıyoruz”

 

Türk havayolu şirketlerinin karşılaştığı sorunların AB bölgesi ile sınırlı olmadığını da belirten Karaer, İran pazarında da yaşanan sorunlara işaret etti.

İran’ın 2017 Nevruz dönemi için kendilerine permi vermediğini ifade etti. İran’ın yolcu başı 100 dolar karşılığında permi vereceğini belirttiğini aktaran Karaer, bu soruna çare bulunmazsa, İran pazarının da zora girebileceğini vurguladı. Karaer, resmi makamların bu konuya el atması gerektiğini kaydetti.

 

Karaer, oteller ne kadar mükemmel hizmet sunarsa sunsun havayolu köprüsü kurulmadığı sürece, turist akışını sürdürmenin güçlüğüne dikkat çekti.

 

“Almanya’da yüzde 38 artış yakaladık”

 

Tüm bu olumsuz gelişmelerin yanında bazı olumlu gelişmeler de olduğunu ifade eden Karaer, Almanya’da tur operatörlerinin uçak kapasitelerinden aldıkları payın arttığına dikkat çekti. Almanya’da tur operatörlerinin krizde kapasitelerini başka yerlere yönlendirmeleri sonucunda kapasite sorunu yaşandığını ve bundan Türk havayolu şirketleri olarak kendilerinin kârlı çıktıklarını belirten Karaer, Alman tur operatörlerinden Corendon Havayolları olarak kendilerine gelen rezervasyonlarda bu dönemde yüzde 38’lik bir artış olduğunu söyledi.

 

 

Kamu yönetimini bilgilendirecek kanallar oluşturmalıyız

6’ncı Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nin  “Otelcilikte Neler Oluyor?” başlıklı oturumda konuşan Hilton Worldwide Türkiye Bölge Müdürü Armin Zerunyan, Gezi olaylarından buyana yönetilemeyen bir iletişim sorunu olduğunu söyledi.

Hilton Worldwide Türkiye Bölge Müdürü Armin Zerunyan

Türkiye’nin turizmde 2012 yılına kadar çok iyi bir performans sergilediğini anlatan Zerunyan, turizmdeki yükselişin Gezi olaylarıyla sekteye uğradığını belirterek, “O günden bugüne yönetilemeyen bir iletişim sorun var” dedi.
“Bizim kadar imaj problemi yaşayan yok”
Bozulan iletişimin birçok kanaldan ve profesyonelce yönetilmesi gerektiğini savunan Armin Zerunyan, “Dünyada savaş yürüten bir sürü ülke var, fakat bizim kadar imaj problemi yaşayan başka bir ülke yok” dedi.
“Sektörün önünü açacak yeni bir yaklaşıma ihtiyaç var”
Türkiye’nin güçlü bir turizm ülkesi olduğunu ifade den Armin Zerunyan sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’de turizme büyük servetler yatırıldı. Mevcut sorunlar nedeniyle bu muhteşem potansiyeli kullanamıyoruz. Turizm konusunda Cumhurbaşkanı’na üst düzey bir danışman tavsiye etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Artık sektörün önünü açacak bir takım şeyler yapıp, yeni bir yaklaşım yaratmalıyız. Aksi halde aynı yerde dönüp dururuz.”

 

Değişim gereğini sektör anlamalı kamu yönetimine de anlatmalı

6’ncı Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nin ‘Otelcilikte neler oluyor’ konulu oturumunu yöneten Atlas Danışmanlık Başkanı Tavit Köletavitoğlu, sektörün lokomotifi olan konaklama alanında biriken sorunlara çözüm sağlayacak düzenlemelerin ivedilikle yapılması gerektiğini belirtti.

Atlas Danışmanlık Başkanı Tavit Köletavitoğlu

Turizm yatırımları ile ilgili olarak kamu yönetiminin ayrı ayrı ve işbirliği halinde yapacakları işler olduğunu belirten Köletavitoğlu şunları söyledi:
“İki tarafın yapması gereken şeyler var. Devletin yapması gereken şeyle nelerdir? Bizim yapmamız gereken şeyler nelerdir? Bunları düşünmek lazım. Türkiye’de turizmde en üstteki asıl motor moral gücünde direncin kırıldığını görüyoruz.  Öte yandan devletin tahsisle verdiği yerlerin değerlemesinde zorlanılıyor. Ayrıca bu yerlerin tahsis süreleri kısaldığı için rakamlar düşüyor.
Türkiye’nin turizmdeki bugünkü durumunda yapılacak üç şey var: Birincisi, turistik varlıkların varlıklarını sürdürebilmeleri ve varlık sahiplerinin gücünü ve moral motorlarını iyi çalıştırabilmeleri için onlarla mutlaka bir çalışma yapmak. Bir de bunların uluslararası para ve sermaye piyasaları ile buluşmalarının önünü açmak gerekir.
İkinci bir nokta, bizdeki deniz-güneş-kum Akdeniz’in iki tarafında her yerde var. Akdeniz’in dışında da birçok yerde var. Deniz-güneş-kuma sırtımızı dönmeden hatta deniz-güneş-kumun artacağını bilip ona göre hareket ederek, ama göreceli önemini azaltarak ilerlemeliyiz. Deniz-güneş-kumda diyelim ki yüzde 100 ile başlamışsak bu oran beş yıl içinde yüzde 70’e düşecek, daha sonra yüzde 50’ye kadar inecek ama o yüzde 50’den gelen gelir daha yüksek olacak.

Üçüncü nokta tanıtma, daha doğrusu imaj meselesidir. Bugünkü Türk turizmi ve Türkiye imajı bizi bir yere götürmez. Bugüne dek gelinen yolda başarılı bir ülkeyiz, önce onu tespit edelim. Ancak bizi buraya kadar getiren o çalışmalar artık bizi geleceğe taşımaz.

Bunlar, ben bunu yapmak zorundayım diyen bir iradenin, bir turizm ekolünün bütünleşerek çok kolay yapacağı şeylerdir.”

Fiyat indirimleri çare olmadı çünkü sorunun nedeni o değil

AKTOB Başkanı Yusuf Hacısüleyman – “Türkiye’de bundan sonra fiyat düşürmenin ne denli etkili olacağı veya olmayacağını herkes kendi ölçmeli. Gelenler fiyat için mi geliyorlar, yoksa fiyat düşmese de zaten gelecekler miydi ve fiyat boşuna mı düşüldü?. Bu soru bundan sonrası için çok yönlü irdelenmeli ve tartışmaya açılmalıdır.”

AKTOB Başkanı Yusuf Hacısüleyman:

6’ncı Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nin ikinci günü 25 Kasım’da Barut Lara’da konuşan Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, konuşmasına 2016 yılını değerlendirerek başladı.

Sektöre büyük darbe vuran bu sezonun fırsat olarak tanımlanamayacağını ifade eden Hacısüleyman, “Fırsat değil ama fırsatçılığın yüz bulduğu bir sezondu. Böyle bir konjonktürde ne gibi bir fırsat olabilir ki?” şeklinde konuştu.

“Fiyat her şey değildir”

Sektörün bu dönemde gittiği fiyat indirimlerini de değerlendiren Hacısüleyman şunları söyledi:

“Fiyat her şey demek değildir. Fiyat her şey demek olsaydı bu kadar kişi gelmemezlik etmezdi. Fiyat düşürmenin ne derece etkili olacağını ya da olmayacağını herkes kendi ölçmeli. Kendimize şu soruları sorma zamanımız geldi: Fiyat düşürmenin etkisi oldu mu? Gelen turistler fiyat düşürmesek de zaten gelecek miydi?’’

Konuşmasının devamında turizm sektöründeki krizin tüm Türkiye ekonomisini nasıl etkilediği ve 2017 yılına dair düşüncelerini paylaşan Hacısüleyman, şu noktaların altını çizdi:

“Bu yıl, turizmin ekonominin diğer dallarını ve cari açığı nasıl alt-üst edebileceğini de öğrendik. Aynı zamanda yasal düzenlemeleri kısa sürede hayata geçirebildiğimizi gördük.

Politik imaj turizmde yeni bir olgu

Dünya turizminde politik söylem ve gelişmelerin turizmi bu denli etkilemesi yeni bir olgu. Bundan sonra, misafirlerin destinasyon tercihlerinde ülkelerin politik imajları da önemli bir rol oynayacak.

2017’ye girerken, tek başına işletmelerin çözemediği sorunlarla karşı karşıyayız. Bu sebeple, 80-85 milyar dolar değer biçilen konaklama sektörü, birlikte hareket etme yeteneğini hızla kazanmalı, örgütlenme modellerinden birine kavuşturulmalıdır.

Bu dönemde bir kez daha görüldü ki; turizm bir devlet politikası olarak ele alınmalı. Politik arenadaki söylem ve uygulamalar imajı çok etkileyebiliyor. İstendiğinde yasal düzenlemeler hızla hayata geçirilebiliyor ve turizmin sorunları çözülmediğinde diğer sektörler ciddi biçimde olumsuz etkileniyor.

Politik arenadaki söylem ve uygulamaların imajı ne denli etkileyebildiğini gördük. Aynı şekilde turizm sektörünün sorunlarının çözülmemesinden diğer sektörlerin olumsuz etkileneceği en çıplak biçimde görüldü.

Bu dönemde aldığımız küçük dersler o kadar çok ki, her biri bizi yeniden düşünmeye sevk ediyor. Yeni bir iç yapılanmayı zorunlu kılıyor. Tek tek işletmelerin kendi başına çözüm üretemediği konular topyekûn olarak çözülmeyi bekliyor.

Dünya nüfusu ve seyahate çıkan insan sayısı hızla artıyor. Seyahate çıkmak aslında bir risktir, ama hepimiz seyahat etmeyi seviyoruz. Bütün bunları yaparken kendimizi güvende hissederek yapmak istiyoruz. Çağımızın en önemli sorunlarından birinin güvenlik olacağını şimdiden söyleyebiliriz.

İnsan hakları ve kişisel saygının maksimum ortamda olduğu ülkeler turizmde avantajlı olacak.’’

 

Antalya tanıtımı farklı bir konseptle yapılacak

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel –

6’ıncı Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nin açılışında konuşan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Antalya turizminin değişen dış şartlara hızlı cevap verme kabiliyetine sahip olduğunu belirtti.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel

Antalya için yeni bir tanıtım ve PR kampanyasını başlatmayı planladıklarını belirten Türel şunları söyledi:

“Antalya’nın yeni iletişim araçlarını, özellikle sosyal medya araçlarını kullanarak kendisini tanıtması bugüne kadar yetersiz kaldı. Artık bu konuda da önemli adımlar atmanın arifesindeyiz.

Geçen yıl turizm sektörüne verilen finansal destek son derece önemli. Bunu önümüzdeki yıl da devam ettireceğiz

‘Turkish riviera’, ‘all inclusive’, ‘best price’ gibi artık klasik bir afişin ötesine geçmemiz, basit pazarlama sloganlarını aşan bir konseptle gelen ziyaretçiyle Antalya arasında duygusal bir bağ kurmayı başarmamız gerekiyor. Antalya için yeni bir tanıtım ve PR kampanyasını başlatacağız.

Bir belediye başkanının aslında çok ilgilendiği işler gibi düşünülmese de Antalya eğer turizmin başkenti ise Antalya’nın belediye başkanının bu konulara önem vermesi kaçınılmaz bir zorunluluktur.

Bunu birlikte başardık. Daha iyisini yapmamak için bir sebep yok. Sayın Obama gibi ‘Yes we can’ abartısına girmeyeceğim, fakat artık Trump modası başladığına göre biz de ‘Make Antalya great again – Antalya’yı yeniden harika yapalım’ sloganını kullanabiliriz.”

Sorunların nedeni Antalya değil

6’ncı Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nin Barut Lara Otel’de yapılan açılışında konuşan Antalya Valisi Münir Karaloğlu, 2016 yılında turizm verilerinin çok iç açıcı olmadığını aktararak, bu noktada en önemli sorunlardan birinin algı olduğunu söyledi.

Antalya Valisi Münir Karaloğlu

Sorunların nedeninin konjonktürel olduğuna değinen Vali Karaloğlu şunları söyledi:

“Yaşadığımız sorunların kaynağı Antalya değil. Konjonktürel sorunlardan dolayı 2016 yılında Antalya ve Türk turizmi sıkıntı yaşadı. Yoksa hizmet, tesis, kaliteli personelde herhangi bir azalma yok. Antalya potansiyeli ile ayakta. Bu sürecin geçici olduğunu düşünüyorum. Partnerlerimizle bu durumdan hızlı şekilde çıkabiliriz. Bunun için de biz yerel yöneticiler olarak hem sektör hem de yönetimlerle çalışmalar yapıyoruz. 2017’nin 2016’dan daha iyi olacağını temenni ediyoruz.”

İç turizm pazarını artık herkes dikkate almalı

Jolly Tur Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, 6. Uluslararası Resort Turizm Kongresi kapsamında katıldığı “Pazarlarda Durum” başlıklı panelde iç turizmin geldiği noktayı değerlendirdi.

Yurtiçi turizm pazarının önde gelen tur operatörlerinden Jolly Tur’un Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar 6. Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nde yaptığı konuşmada iç pazarın öneminin geç anlaşıldığının altını çizdi.

 

Kongrede, 54. Hükümet Turizm Bakanı Bahattin Yücel’in yönettiği “Pazarlarda Durum” başlığı ile düzenlenen panelde katılımcılar, çalıştıkları pazarlardaki durumu ve beklentilerini aktardılar.

 

Bentour CEO’su Deniz Uğur ve Thomas Cook Rusya (JV Intourist) CEO’su Chavdar Stoyanov katıldığı panele konuşmacı olarak katılan Jolly Tur Yönetim Kurulu Bakanı Mete Vardar, “Tanıtım yalnızca yurtdışında değil Türkiye’de de olmalı diyerek” iç pazarın payının yüzde 20’lere çıkarılması gerektiğini kaydetti.

 

Kamu kesimi çalışanlarının da ciddi bir potansiyel olduğuna değinen Vardar, bu kesime yönelik çalışmalarını artırdıklarını söyledi. Türk müşterinin önemli harcamalar yaptığını belirten Vardar, Türk müşteriye önem vermek gerektiğini söyledi.

 

“Yabancıya ucuz yerliye pahalı dönemi yok” 

 

Vardar şunları söyledi:
“12-13 sene evvel tüm sayılar belli olur, en son mayıs ayında kontratlar yapılırdı.. Bunun en büyük nedeni, 2.5-3 aylık bir dilimde otellerde kalan boş odaları pazarladığımız dönemlerdi. Şimdi ise ağustos ayında kontratlarımız yapıyor, kasım ayında ise erken rezervasyonu başlatıyoruz. Bugün artık 3 milyonluk bir kitle, erken rezervasyonla tatilini satın alabilir hale geldi. Bu bence önemsenmesi gereken bir sayı. Eskiden, Avrupalı ve Rus turistlerin Türkiye’de Türklerden daha uygun fiyatlara tatil yaptığına dair bir algı vardı ve bu doğruydu. Ama artık bu durum değişti ve iç pazar potansiyeli yavaş yavaş gelişti. Şu anda kontratlarımızın yüzde 90’ı bitti ve geçen seneki fiyatlara yakın fiyatlarla kontrat yaptık. Dövizdeki artışı fiyatlara yansıtmadıkları için otelci dostlarımıza teşekkür ediyorum.”

 

İç turizmdeki gelişmenin önemi

Türkiye’de iç turizm pazarındaki gelişmeyi sektörün bütün kesimlerinin yakından izlemesi gerektiğini söyleyen Vardar, pazardaki gelişme sektörün ulaştırma-konaklama-pazarlama kesimleri arasındaki ilişkileri de olumlu yönde etkiliyor. Pazardaki gelişmeyi gören her kesim

Bu alana yönelik politika geliştiriyor. Artık herkes planlarını yaparken iç pazardaki durumu dikkate alıyor” dedi.
Mete Vardar, şunları söyledi: “Örneğin Jolly Tur biz, Türkiye ve dünyada yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, 2016 yılını yüzde 23 büyüme ile kapattık. Buradan hareketle de 2017 hedefimizi bir milyon kişi olarak belirledik. İç turizm pazarının bir aktörü olarak bu alandaki istikrarlı gelişmeye paralel olarak biz Jolly Tur olarak da istikrarlı büyümemizi sürdürüyoruz.”
“Kendimizi anlatmalıyız”
Vardar, Bu arada şunu da açık bir şekilde ifade etmek gerekiyor ki, İspanya ve Yunanistan’daki oteller, hizmet kalitesi ve fiyatta hiçbir şekilde Türkiye ile rekabet edebilecek durumda değil. Türk turizminin iyi bir yıl geçirebilmesi için bazı tedbirlerin de alınması gerekir. Türkiye’de şartların normale dönmesi için büyük bir çaba söz konusu. Ancak, şu anda yabancı tur operatörleri satışlara başladı. Bu arada 2016 yılında sektörün ayakta kalmasını sağlamada en önemli taraf olan tur operatörlerine yeterince destek olunmadı. Sadece maddi değil, manevi desteğe de ihtiyaç var. Bu noktada acenteler olarak kendimizi devlete yeterince anlatamadığımızı düşünüyorum. Kendimizi devlete anlatmamız gerektiği düşünüyorum” diye konuştu.

Siyasi alandaki gelişmeler bütün pazarları etkiliyor

6. Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nin ‘Pazarlarda durum’ oturumunda aktörler değerlendirdi:

Oturumu yöneten Bahattin Yücel,  iç siyasette yaşanan gelişmeler ve dış politikanın neden olduğu sorunların Türkiye’nin bütün pazarlarda algısının değişmesine neden olduğunu, Türkiye imajının bütün pazarlarda öncelikli sorun haline geldiğini söyledi.

‘Pazarlarda durum’ oturumu

Bu yıl 6’ncısı yapılan Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nin ‘Pazarlarda Durum’ oturumunda Rusya, İskandinav ülkeleri, İsviçre ve Türkiye pazarları değerlendirildi.

Eski Turizm Bakanı Bahattin Yücel’in moderasyonunu yaptığı oturumda Intour-Thomas Cook direktörü Chavdar Stoyanov Rusya, Bentour Reisen Direktörü Deniz Uğur İsviçre, Bastıyalı Turizm CEO’su Mehmet Bastıyalı İskandinav ülkeleri ve Jolly Tur Başkanı  Mete Vardar Türkiye pazarı hakkında değerlendirmelerde bulundular.

Oturumu yöneten Bahattin Yücel,  Türkiye’de iç siyaset alanında yaşanan gelişmeler ve dış politikanın neden olduğu sorunların Türkiye’nin bütün pazarlarda algısının değişmesine neden olduğunu söyledi.

Yücel, tek tek ülkelerde kısmi bazı farklılıklar olsa da Türkiye imajının bütün pazarlarda öncelikli sorun olduğuna işaret ederek, konuşmacılara bulundukları ve çalıştıkları pazarlarda bu durumun sektöre nasıl yansıdığını sordu.

İskandinav ülkeleri daha duyarlı

Soruya yanıt veren ilk konuşmacı Mehmet Bastıyalı, İskandinav ülkeleri pazarının özelliklerine dikkat çekerek, hukukun üstünlüğü, demokrasi, insan hakları gibi konularda İskandinav ülkelerinin daha da duyarlı olduğunu söyledi. Bastıyalı, daha önce yılda 750 bin kişinin geldiği İskandinav ülkelerinde bir süreden beri düşüş yaşandığı, bu düşüşün 2016 yılında daha da büyüdüğünü söyledi.

2016’da hep kötü şeyler oldu

Bentour Reisen Direktörü Deniz Uğur da, diğer pazarlarda olduğu gibi İsviçre ve Almanya pazarında da sıkıntılı bir dönemden geçildiğini belirterek ‘ 2016’da Türkiye’de darbe girişimine kadar uzanan kötü olaylar yaşandı. Bunların 2017’de yinelenmeyeceğine inanıyorum. 2016’da her kötülük oldu. Bunlardan kötüsü olmaz. Darbeye gelince, darbe süpermarkette satılmıyor ki,  bir daha darbe girişimini kim nasıl yapacak” dedi.

Intourist: Türk-Rus ilişkileri önemli

Thomas Cook’un satın aldığı Rusya’nın en eski tur operatörü Intourist’in Direktörü Chavdar Stoyanov da geçen yıl yaşanan uçak düşürme olayından sonra Türkiye ile Rusya arasında ilişkilerin bir süre bozulduğunu, bundan herkesin zarar gördüğünü belirterek “ Şimdi iki ülke arasındaki ilişkiler düzeldi. Rusya pazarı 2017’de daha iyi olacak” dedi.

Türkiye’nin İç turizm de pazar

Türkiye’nin turizm alanında hem uluslararası pazarda hem de iç pazarda önemli gelişmeler gösterdiğini söyleyen Jolly Tur Başkanı Mete Vardar da, sektörün bütün kesimleri iç pazarın önemini artık biliyor” şeklinde konuştu.

Vardar olağanüstü hal ilanı nedeniyle bir ara kamu çalışanlarına getirilen izne çıkma yasağı döneminde görüldü ki iç turizmin önemli müşterisi kamu çalışanlarından oluşuyor” dedi.

Vardar, iç pazarda erken rezervasyon alışkanlığının yerleşip yayıldığına; havayolu, konaklama ve seyahat acenteleri arasında bu alanda olumlu bir işbirliği zemini oluştuğuna işaret ederek ‘Türkiye incomingte olduğu gibi iç turizmde de iyi bir pazardır” diye konuştu.

Yol haritasına ihtiyacımız var

“Gelinen noktada dünya turizmindeki son gelişmeler dikkate alındığında Türkiye’nin artık yeni bir senaryo belirlemesi gerekiyor.”

TÜROFED Başkanı Osman Ayık

Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık, 6’ncı Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin turizmde önemli deneyim kazanıp birikim elde ettiğini, bunun sürdürülebilmesi için yeni bir yol haritasına ihtiyaç olduğunu söyledi.

“Türkiye’nin en büyük katma değerlerinden biri turizmdir” diyen Ayık, turizmdeki gerilmenin ilk işaretlerinin 2014’te geldiğini, 2016’da dramatik boyutlara ulaştığını belirtti.

“İş kanununda turizme özel başlık açılsın”

İstihdam konusunun önemine de değinen Ayık, istihdamın sürekliliğinin altını çizdi. Ayık, ürün çeşitlendirmesinin de bundan sonra öneminin daha da artacağını vurguladı, iş kanununda turizm sektörü ile ilgili özel başlıklar açılması gerektiğine işaret etti.

Turizmin istihdama doğrudan etkisi olduğunu, genç ve kadın istihdamında önemli bir sektör olduğunu vurgulayan Ayık, gelinen noktada dünya turizmindeki son gelişmeler dikkate alındığında Türkiye’nin artık yeni bir senaryo belirlemesi gerektiğine dikkat çekti.

“Ekonomik ve siyasi sıkıntılar büyümenin önünde engel”

Türkiye’nin turizmdeki büyümesini sürdürüp sürdüremeyeceği sorusunun önem kazandığını kaydeden Ayık, Türkiye’nin normal koşullarda bu yarışta ilerleyebileceğini ancak, son zamanlardaki siyasal ve ekonomik sıkıntıların bu noktada dezavantaj yarattığının altını çizdi.

“Yol haritasına ihtiyacımız var”

Özellikle küresel bazda yayılan terör eylemlerinin turizmi ciddi bir biçimde tehdit ettiğini vurgulayan Ayık, bu noktada dünyadaki diğer kurum ve kesimlerle ortak çalışılması gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:

“Ülkeler, milletler ve tüm katmanlar arasındaki ilişkileri onarıcı bir etkimiz var. Türkiye’de şu anda yaşanan sıkıntılar önemli. Burada belki bir uzlaşma kültürüne ihtiyacımız var. Siyaset kurumunun birtakım şeylere farklı açıdan bakması ortamı geriyor. İktidarı ve muhalefeti ile bu değeri korumalıyız. Önümüzdeki süreçte parlak günlere dönmek için bir yol haritasına ihtiyacımız var.”

Ulusal strateji vurgusu

Turizmin onarcı bir özelliği de olduğunun altını çizen Ayık, bir uzlaşma kültürüne ihtiyaç olduğuna işaret ederek; siyasal kesimleri iktidarı, muhalefeti ile bir araya gelerek yaratılan turizm değerini korumaya çağırdı. Bu noktada yeni bir yol haritasına ihtiyaç olduğuna işaret eden Ayık, tüm bileşenlerin bu noktada bir araya gelmesi ve ulusal bir strateji oluşturulması gerektiğini kaydetti.

Eli taşın altında olanlardan sektörde durum ve beklentiler

6’ncı Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nin geleneksel hale gelen uygulamalarından katılımcılarla keypad sistemi kullanılarak interaktif bir anket düzenleniyor.

Katılımcıların tümünün amiyane deyimle eli taşın altında olan kişilerden oluşması nedeniyle,  anket soruları kadar sorulara verilen yanıtlar da önemli. Bu özelliği ile anket sektörün durumunu bütün çıplaklığı ortaya koyarken geleceğe ilişkin beklentiler konusunda da ışık tutucu öngörülerin ortaya konmasını sağlıyor.

Anket sonuçları durumun fotoğrafını çekerken yapılması gerekeni de somut biçimde gösteren bir reçete işlevi görüyor. Soru ve yanıtları ile işte o anket.

Dünden Bu Güne Resort Turizm Kongresi

Geleceğin Turizmi-Turizmin Geleceği

Uluslararası Resort Turizm Kongre’si ilk kez 2-3 Aralık 2011’de Antalya’da Divan Talya Oteli Convention Center’da yapıldı. 600 kişinin katılımı ile gerçekleşen ilk kongrenin başkonuşmacısı dönemin TUI CEO’su Dr. Frenzel’di.  O kongrede ayrıca yurtdışından kongreye ayrıca Alman tur operatörü DER Touristik (Rewe Grubu)’ten Sören Hartmann, Almanya Turizm Araştırmaları Merkezi’nden Armin Vielhaber, Rusya TUI Rusya Müdürü Chris Mottershead, Coral Travel’den Coşkun Yurt, yurtiçinden dönemin AB’den Sorumlu Devlet Bakanı Egemen Bağış, Antalya Milletvekili şimdi Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu,  dönemin Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Özgür Özaslan,  ETS’den Mehmet Ersoy, Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. İsmail Tufan, Doç. Dr. Mustafa Gülmez ve Yrd. Doç. Dr. Boran Toker katılmıştı.

Gelecegin-Turizmi

 

2. si 29-30 Kasım 2001 Yılında Antalya’da Lara Barut’ta yapıldı..
Uluslararası Resort Turizm Kongre’sinin 2’ncisi 800’ün üzerinde katılımcı ile 29-30 Kasım 2001’de Antalya’da Lara Barut’ta yapıldı. Dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın da katıldığı kongrenin konuşmacılarından biri de 54. Hükümetin Turizm Bakanı Bahattin Yücel’di. O kongrenin başkonuşmacısı Schauinsland Yönetim Kurulu Başkanı Gerald Kassner’di. Kongreye ayrıca yurtdışından Alman tur operatörü DER Touristik’ten Sören Hartmann, TUI Rusya Müdürü Chris Mottershead, Coral Travel’den Coşkun Yurt, Yurtiçinden ETS’den Mehmet Ersoy, Corendon’dan Yıldıray  Karaer, Fest  Travel’den Faruk Pekin, Diana Travel’dan Burak Tombul, Limak Grubundan Kaan Kavaloğlu, Figür Kongre Organizasyonu’ndan Ali Çalışkan, Serenas Grup’tan Mustafa Gürbüz, Bloomberg TV’den Prof. Dr Kerem Alkin, Kültür Üniversitesi’nden Doç. Dr. Esra Arsan, Gazeteci Yazgülü Aldoğan katılmıştı.

Future-of-tourism

Sektör aktörleri ve her kesimden katılımcılarla
28-29 Kasım 2013’te 1.050 kişilik katılımla Kundu Topkapı Wow Resort’te yapılan 3’üncü Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nin konuğu Almanya Eski Başbakanı Gerhard Schröder, Baş konuşmacısı TUI Plc CEO’su Peter Long’tu. Alman tur operatörü FTI CEO’su Dietmar Gunz’ da Kongre’nin katılımcıları arasındaydı.

Sponsorlar

Seyahat endüstrisine çok yönlü bakış

2014 yılında 1.100 kişinin katılımı ile 27-28 Kasım’da 4’üncüsü Aska Lara Resort’te yapılan ‘Geleceğin Turizmi Turizmin Geleceği’ başlıklı Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nin ana teması ‘Yeni Dünya Düzeninde Turizm’di.

O yıl Başkonuşmacı Thomas Cook tepe yöneticisi Peter Fankhauser’di. Moderatörlüğünü ATAV Başkanı Nizamettin Şen’in yaptığı kongrenin diğer konuşmacıları arasında yurtdışından TUI Nordic Başkanı Eivor-Andersson, Google’dan Georg Ziegler; yurtiçinden Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş ve Gazeteci Yazar Prof. Dr. Güngör Uras da vardı.

Genis-Yelpaze

Konuşmacı, katılımcı ve moderasyonu ile farklı

1.150 kişinin katıldığı 5’inci Uluslararası Resort turizm Kongresi geçen yıl 27-28 Kasım’da yine Aska Lara’da yapıldı. Baş konuşmacının Rewe Grubu bünyesindeki DER Touristik’in CEO’su Sören Hartmann’ın olduğu kongrede, Hartmann’ın yanı sıra dijital stratejisti Marco Ryan, Almanya’da yayımlanan seyahat endüstrisi dergisi FVW’nin editörü Hildebrandt, Rusya’dan Coral Tours’tan Coşkun Yurt, yurt içinden Hürriyet Daily News Genel Yayın Yönetmeni  Murat Yetkin, Fox TV’den İsmail Küçükkaya, Emir Demirci, Özgür Aydın katılmıştı. Bu kongrenin de moderatörlüğünü 54. Hükümetin Turizm Bakanı Bahattin Yücel ve ATAV Başkanı Nizamettin Şen yapmıştı.

NizamettinSen

İçerik ve katılımcısı ile grafiği
yükselen organizasyon

Uluslararası Resort Turizm Kongresinin bir özelliği de, bu büyük organizasyonu yapan Resort Dergisi’nin imtiyaz sahibi Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) olmasına karşın, Kongrenin Resort Dergisi adına yapılıyor olmasıdır.

Öyle ki, AKTOB Başkanı kongre ile ilgili etkinliklerde AKTOB Başkanı sıfatıyla değil, Resort Dergisi’nin imtiyaz sahibi sıfatıyla yer alıyor. Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nin söz ve karar sahibi Danışma Kurulu’dur.

dergiler

DenizBank ana sponsorluğunda
Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nin ana sponsorluğunu 2012’dein beri DenizBank yapıyor.
Denizbank

Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nin ana sponsorluğunu 2012’dein beri DenizBank yapıyor.

Medya sponsorluğunu Hürriyet Gazetesi’nin yaptığı kongrenin ayrıca seyahat endüstrisinin değişik kesimleri ve sektör ile ilişkili diğer alanlarda sponsorları var.

Uluslararası Resort Turizm Kongresi, her yıl bir otelin evsahipliğinde gerçekleşti.  Lara Barut ve WOW Topkapı’nın birer kez evsahipliği yaptığı kongreye Aska Lara Resor’t iki kez ev sahipliği yaptı. Bu yılki kongreye Lara Barut 2. kez evsahipliği yapıyor. Adalya Elit ise gala kokteylinin evsahipliğini üstlendi.

Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nin gala kokteylleri ise bugüne kadar hep Lara Concorde Resort’te yapıldı.